emir veriyordu

İnsan hayatta her zaman istediklerine ulaşamıyor. Bazen yarısına bile ulaşmak yetiyor. Benim hıyar babam beni hayata hazırlarken bu gibi benzer laflar etti. Sonra da yeterince para kazanamadığından dem vurup, beni okuldan aldı. Ben de onun dolduruşundayım ya, okumayıp birden hayata atılacağım, ilerde bir Koç, bir Sabancı olacağım. Onlar da sıfırdan gelmiş ya… Yarısını elde etsem bile bana yetecek.17 yaşında orta ikiden terk olmanın hayatta bir bok etmediğini açıkça anladığım zaman artık geri dönecek vaktim yoktu. Bir sürü işe girip çıktım. Seyyar satıcılık, tezgahtarlık, tornacılık, araba tamirciliği. Sonunda pazarlamacılıkta karar kıldım. Ayıptır söylemesi biraz yakışıklıyım galiba. Sokağa çıktığım zaman karılardan bayağı kesik yerim. Şimdiye kadar karı konusunda da pek zorluk çekmedim, işim genellikle kadınlarla olduğu için fazla zorluk çekmiyorum. En zoru kapıyı açtırmak. Ondan sonra bir iki iltifat edersin yumuşarlar. Malı gösterirken evi biraz översin, yaşını sorup tabi punduna getireceksin. Hıyar gibi direkt sorarsan tam tersi etki yaratır hiç yaşını göstermediği konusunda iltifat edeceksin. Elindeki maldan çok, sana dikkat ederse malı kakaladın demektir. Senetleri imzaladıktan sonra da elinden geldiğince hızlı topuklayıp kaçacaksın. Hani sikip kaçmak derler ya, tam öyle yapacaksın. Eğer bir uyanırsa bir saat malı geri alman için zırlar dururlar. Bizim meslek tabanvaya dayanır. Yürü babam yürü. Ama ne yalan söyleyeyim öbürlerinden daha iyi. Ayda elime net 150-200 milyon geçiyor. Diplomanda ilkokul mezunu yazacak da bu parayı kazanacaksın, kolay değil. Üstelik arasıra başka mesleklere kolay kolay nasip olmayan bir şeyde bulabilirsin, kolay kadın…Dullar, evde kalmışlar, uzun zamandır sik bulamayıp azmış hatunlar. Artık insan sarrafı olmanın verdiği içgüdüyle böyle bir hatuna rastladığım zaman anında anlarım. Antenlerimi yukarı dikip yayın var mı diye bakarım. En baba anten de sikimdir. Beni hiç yanıltmadı. Eğer bir kadının yanında kalkarsa anlarım ki o kadın hazır. Anında yazılırım.Böyle zamanlarda işi falan sikime takmam. Ama genellikle siktiğim kadınlar en ucuzundan da olsa bir şeyler alırlar. Bunun yanında prensiplerim vardır. Bir siktiğim kadını bir daha kolay kolay sikmem. Aynı adrese iki kere gitmek uğursuzluk getirir. Yine bir gün çanağı, tencereyi toplamış, ev ev dolaşıyordum. Apartmana girdiğimde en üst kata çıkar, aşağı doğru inerim. En üst kata çıktığımda kapının çelik kapı olduğunu gördüm. Belli ki tuzu kuru birileri oturuyordu. Razı edebilirsem malı satmak diye bir problemim kalmazdı. Zile bastım. Kapıyı 25-26 yaşlarında bir kadın açtı. Direkt gözlerime bakıyordu. Her kadın erkeğin gözlerine dik dik bakmaz. Böylesine, istediğinizi kabul ettirmek çok zordur. Keser atar. Konuya nasıl gireceğimi düşünürken o konuştu ve çelik tencere satıp satmadığımı sordu. Ben de bunun için geldiğimi, istiyorsa çeşitlerimizi gösterebileceğimi söyledim.Beni içeri buyur etti. Garip bir şekilde tırsmıştım. Çünkü standart müşteri sizi içeri alana kadar ananızdan emdiğiniz süt burnunuzdan gelir. Neyse, içeri girdik. Ben kolumun altındaki büyük çantayı indirerek açtım ve çeşitleri göstermeye başladım, ilgileniyormuş gibi yapmakla birlikte kafasının başka bir yerde olduğu belliydi, içlerinden birini göstererek “şunu denemek istiyorum” dedi. Malları denetmediğimizi, yıkama sırasında çizilme gibi problemler yaşandığını söylemeye çalıştım ama “denetmeyeceksen topla git” dedi. Aslında toplanır giderdim ama içimden bir ses kalmamı söylüyordu. Deneme için mutfağa geçtik, iki yumurta alarak tavaya biraz yağ koydu ve kırdı. Yumurtalar pişince “pekala” dedi. “Bunu alıyorum”.Derin, yemyeşil gözleri vardı. Biraz sonra azar işitebileceğimi biliyordum ama kendimi onun gözlerine bakmaktan alamıyordum. Senetleri imzaladıktan sonra suratıma dik dik bakarak “ne o, sikmek mi istiyorsun?” dedi. Öyle şaşırmıştım ki ağzım bir karış açık kalmıştı. Yandan düğmeli eteğini açarak eline aldı ve kilolunu indirerek “beni yala” dedi. Hayatımda böyle acaip bir şeye rastlamamıştım. Önünde diz çöktüm. Siyah, kıvır kıvır kılların arasındaki dudaklar gözlerimi bir mıknatıs gibi çekiyordu. Hafifçe dizlerini kırarak amini dudaklarıma değdirdi. Amından keskin, sarhoş edici bir koku geliyordu.Dilimi etli dudaklara değdirmeye başladım. Her dil atışımda biraz daha tahrik oluyor, dudaklara kan doluyor, kabarıp hayat kazanmaya başlıyorlardı. Daha önce am dudakları bu kadar büyük bir kadınla hiç karşılaşmamıştım. Kalçalarını döndürmeye başlamış, elleriyle göğüslerini yoğuruyordu. Üzerindeki kazağı çıkartıp sutyenini koltuğa bıraktı. Amı iyice tahrik olmuş, sularını salmaya başlamıştı. Am duvarlarından terleyen inci taneleri dar boğazı takip ederek aminin ağzına kadar geliyor, oradan dilime akıyorlardı. Amında yavaş yavaş yükselerek kıllarının bitişine geldiğim anda kafamı tutarak yukarı çıkmamı önledi.Dayanamaz hale gelmiştim. Amini yalarken pantolonumu açıp sikimi elime aldım ve otuz bir çekmeye başladım. Benim sikimi elime aldığımı görünce gülümsedi. Parmak uçlarıyla göğüs uçlarını ovalayıp hafif hafif çekiyordu, bu arada küçük çığlıklar atıyordu. Ben de otuz bir tempomla birlikte yalama hızımı da arttırmıştım, “beni takip et” dedi. Doğrularak onu takip ettim. Banyoya gelince bakışlarıyla yeniden çömelmemi istedi. Çömeldim. Arkasını bana dönerek bir ayağını küvetin yan tarafına koydu. Kafasını çevirerek “şimdi de göt deliğimi yala” diye emretti. Öyle kendinden emin konuşuyordu ki dediklerini yapmamama olanak yoktu. Hafifçe doğrularak göt deliğini yalamaya çalıştım ama dengemi kaybettim.Elimi yakalayarak küvete koymuş olduğu bacağını tutturdu. Artık rahat rahat yalayabiliyordum. Dilim göt deliğindeki her kıvrımı hissediyor, girintilere rastlayıp yukarılara çıkıyordu. Bundan fazlasıyla zevk aldığı belli oluyordu. Eliyle aminin üst tarafına dokunup hafifçe yukarı kaldırdığını hissettim. Bir titreme geçirdi ve işemeye başladı. Gümüş rengiyle sarı arasında bir fışkırtı önümden gidiyordu. Sidiğini boşaltırken göt deliği belli belirsiz açılıp kapanıyordu. Bir süre devam ettikten sonra önce kesintili bir hal aldı ve sonunda bitti. Son bir damla en uç noktaya kadar geldi, istemsiz bir hareketle dilimi uzatarak yaladım. Yeniden titredi ama daha öncekinden çok daha şiddetli bir biçimde. Geri dönerek saçlarımdan tuttu ve “ayağıma boşalmanı istiyorum” dedi. Gözlerine bakmaktan ayaklarına hiç dikkat edememiştim ve ne büyük bir hata yaptığımı o an anladım. Muhteşem güzel ayakları vardı ve o da bunun farkındaydı. Güzelce pedikür yapılıp kırmızı oje sürülmüş ayağını terliğin içinden çıkarttı ve sikime dokundurdu. Zevkten deli olmuştum. Bu orospu tam erkekleri kendine köle eden cinsten bir kadındı ve her erkek böyle bir orospunun kölesi olmak isterdi. Geldiğini anladığım anda dudaklarını ısırdım. Spermlerim sikimden fışkırmaya başlamıştı, ilk damla onun bileğine geldi. Sonra atış şiddeti azaldı ve en son damlalar parmaklarına süzüldüler.Parmaklarının arası spermlerimle dolmuş, kimi yerde tırnaklarının kırmızılığı belli belirsiz farkedilir olmuştu. Başparmağını açarak sikimi parmak arası müsade ettiğince kavramaya çalıştı ve o ıslaklıkla aşağı kadar indirdi. Parmaklarını kapadığında spermlerim yeniden toparlandılar. Ayağını hafifçe çeneme dokundurarak “sil”dedi. Havluyu alarak ayaklarını kuruladım. Yürüyerek salona gitti. Kilolunu ve eteğini giydi. Ben de toparlandım. Kapıya giderek açtı ve “Salı günü gece onda buraya gel” dedi. Kekeleyerek gelip gelemeyeceğimi bilmediğimi söyledim. Gülümseyerek kapıyı arkamdan kapattı. Köpek gibi geleceğimi çok iyi bildiğini hissettim. Günlerden henüz Cumaydı ve ben o kadar günün nasıl geçeceğini düşünemiyordum bile. Cumartesi gününü sağda solda gezinerek harcadım. Eve geldiğimde ise iki posta otuz bir çektim. Pazar günü arkadaşlarla halısahada maça gittik ama aklımda hep Salı günü vardı. Pazartesi günü güya işe çıktım. Tek bir parça eşya bile satamadan döndüm.Şirkette her zaman benim en az 3-4 iş getirdiğimi bilen arkadaşlarım bir acaiplik olduğunu farkettiler ama hiçbiri bir şey sormadı. Kafam öylesine Salı gününe takılmıştı ki neredeyse sabaha kadar uyuyamadım. Nasıl olsa işe çıksam da kafamda bu mesele varken, bir bok satamayacağımı bildiğim için öğlene kadar yattım. Kalkınca şöyle bayağı kuvvetli tarafından bir kahvaltı edip etrafı dolaştım. Öğleden sonra vakit geçirmek için sinemaya gidip iki film birden seyrettim. Sonunda saati akşamın dokuzu yapmıştım. Eve doğru yürümeye başladım. Kapının önüne geldiğimde saat 20:45di. Etrafta turladım ve 20:55de apartmandan içeri girdim.Beş dakika bitmek bilmiyordu. Kapının önünde bekliyordum. Saat tam 22:00yi gösterdiğinde kapıyı çaldım. Kapıyı açan o idi. Suna B. adını bana söylemişti ama senetleri doldururken nüfus kağıdını istemiştim. Üzerinde siyah, tek parça ipek bir elbise vardı. Onu baştan ayağa süzdüm. Bu sefer ayağında terlikleri yoktu. O güzel tırnaklar şimdi siyah renkte bir ojeyle boyanmıştı. Ellerinde de aynı renk oje vardı. Beni içeri aldı. Büyük odada loş bir ışık vardı. Odaya girdiğimde odanın ortasında yaklaşık 2 m çapında yuvarlak bir yatak olduğunu gördüm. Bana parmağıyla koltuğu gösterdi. Oturdum.O, büyük bir bardağa içki doldurarak bana verdi ve içmemi işaret etti. Tatlı bir içkiydi. Tatlı içkilerin sert olduklarını ve içlerinde şeker olduğu için diğerlerinden daha çabuk etkilediğini biliyordum. Esaslı bir yudum aldım. Karşıma geçerek bana bir sürprizi olduğunu söyledi, içerden oldukça yapılı ve en az benim kadar yakışıklı bir adam geldi. Demek Suna hanımın sürprizi buydu.Geleni takdim etti, “Halit, kocam”. Ağzım açık kaldı. Ne biçim bir bok sarmıştım merak ediyordum. Onu benim yanıma aldı ve tam karşımıza geçerek üzerindekini bir hamlede çıkardı. “Şimdi beni mutlu etmenizi istiyorum. Ben buna layığım ve siz beni mutlu etmek için elinizden gelini yapacaksınız” dedi. ilk defa o an bu kadına çok sinirlendiğimi hissettim. Kendimi herifin yerine koyuyordum. Hani göz görmeyince gönül katlanır derler ama böylesi…Kafamı çevirdiğimde onun hiç de bu durumdan rahatsızmış gibi baktığını görmedim. Aksine suratıma bakarak gülümsedi. Anlaşılan bu hıyar, bu boynuzları zaten hakediyordu.Suna yatağa uzandı. Biz de soyunarak yanına yattık. Boynunu, dudaklarını, yanaklarını, omuzlarını öpüyorduk. Sunanın ince vücudu yatakta bir yılan gibi kıvrılıyordu. Derken bizim boynuzlu alt tarafa geçti. Sunanın ayaklarını ve bacaklarını öpüyordu. Ben de göğüslerini yalamaya, emmeye başladım.Suna da boş durmuyordu. Bir eliyle benim sikimi yakalamış, diğer eliyle sevgili kocasını okşuyordu. Diri, biçimli memeleri dudaklarımın üzerinde dolaşmasıyla dikilmişti. Tehdit edici iki füze gibi tavana bakıyorlardı, iri meme başlarının birini emmeyi bırakıp diğerine geçiyordum. Suna parfüm sürünmemişti. Zaten sıcak olan havaya heyecanı da eklenince boncuk boncuk terlemeye başlamıştı. Bu kadında nasıl bir büyü vardı bilmiyorum ama ter kokusu insanı delirtecek kadar kızıştırıcıydı. Aşağı doğru inerken bir kez doğrulup sikimi ağzına aldığını hissettim. Sonra aldığı zevke engel olmasın diye bıraktı.Parmağını göt deliğime dayamış, oynuyordu. Tam kıllarının hizasına ulaştığım zaman içeri sokuverdi, birden irkildim. O ise kıkırdayarak güldü. Anlaşılan hala kendisindeydi. Kocası da aşağıdan yalayarak yanıma gelmişti. Onun bacaklarını kaldırmaya başladı. Suna neredeyse ikiye katlanmıştı. Göt deliğini yalamaya başlamıştı. Bense am deliğini yalıyordum. Nefes alış verişi ve inlemeleri farklılaşmaya başlamıştı. Dillerimiz birbirine değercesine yaklaşıyor sonra yeniden uzaklaşıyordu. Sunanın zevk köleleri gibiydik. “Yeter, yeter!.. Artık sikin beni,yaraklarınızı içimde hissetmek istiyorum dedi. Bir anlık kararsızlıktan sonra koca geçti. Suna onun sikini tutarak yavaş yavaş sokmaya başladı, ikisinin de çok zevk yüzlerinden belli oluyordu. Eliyle işaret e beni arkasına çağırdı. Kocası elini yastığına sokarak oradaki parmak şeklindeki vazelini çıkardı ve bana uzattı. Vazelini elime Eğilerek Sunanın domalmış göt deliğini sürmeye başladım. Yukarı aşağı hareketi sırasında dilim bazen kocasının sikine geliyor, üzerindeki Sunanın sıvısının tadına bakarken Vazelini göt deliğine sokarak içerde bir iki çevirdim. Elleriyle kocasının göğsünü tırmalıyor, ayak parmaklarının arasına çarşafı ısırıyordu. Tam bir dişi kediydi kahpe. Vazalinlemeyi bitirdikten sonra sikimi göt deliğine deydirdim. Kafasını geriye doğru kaykıtarak “Yavaşça gir”diye emretti. Ellerimle omuzlarından tutup güç aldım ve bütün gücümle sikimi soktum Taşaklarıma kadar girmişti o güzel götün tarcasına. Acı dolu bir feryat attı ama dur Bu onu daha da çıldırtmıştı. Kocasının üstünde dörtnala giden attaki biniciye benzer bir şekilde oturmuş, deliklerindeki yarakların yaşattığı hazla kendinden geçmişti. Saçlarını çekerek haykırmaya başladı. Titremelerine bakılırsa boşalmak üze Ağlarcasına haykırışlarla boşaldı. Bense gibi ileri geri gitmeye devam ediyordum. O istemezse boşanmayacağımı hissediyor Bir müddet kocasının üzerinde kaldıktan “hadi getirip ağzıma boşalın” dedi ve Kocasıyla birlikte siklerimizi sıvazlayarak getirmeye çalışıyorduk, iki tarafındaydık. Eliyle otuz bir çekmemize yardım etmeye başladı bir elektirik yayıyordu ki elini değdiğinde yükselmeye başladığımı hissettim. Kocası benzer bir durumdaydı. Yatağa çıkarak sikimizi iyice ağzına yaklaştırdık. Sonra spermiz yağmur gibi akmaya başladı. Benim spermlerim bol gelir, kocasınınki de farklı değildi, ağzı spermlerimizle dolmuş, dudaklarının kenarından süzülmeye başlamıştı.Yanına uzandık. Bir süre hiç konuşmadan bekledikten sonra hafifçe doğruldu kocasına dönerek “bize içki ve sigara getir Böyle iyi bir sikişten sonra hepimiz hak ettik” dedi. Üstümüze ince bir pike alarak içkilerimizi ve sigaralarımızı bitirdik. Bana döndü “sen artık git” dedi. Yataktan inerek üstümü giyinmeye başladım. Suna beni kapıya kadar geçirdi. Kapıyı açarken “seni bir daha görmek istemiyorum. Bu eve son gelişindi” dedi. Kapı arkamdan kapanırken Suna istese bile o bir daha gelmeyeceğimi anladım. O tam “dominant kadın” denilen cinsten bir kadındı. Böyleler erkeğe her boku yaptırır, sonra kirli bir mendi bi çöpe atardı. Açıkçası belki öyle ahım şahım değillerdi ama siktiğim kadınlardan memnundum. Bir daha mı böylesiyle sikişmek… Bu sözüme tövbe.

sokuyorum sikimi

“Benim gençlik aşkımdı Kipriyem. O güzel bacakları hafif geniş kalçaları of of beni öldürüyordu. Üst komşumuz kipriye teyze 38 yaşlarında çok seksi bir kadındı. Tatile gittiklerinde yedek anahtarı alır hemen onlara koşardım. Külotlu çoraplarını koklar sonrada 31 çeker çoraplara attırırdım. Kızıyla aynı okula gittiğimizden beraber ders çalışırdık onların evinde. Fırsat buldukça banyoya gider yeni çıkardığı külotlu çoraplarını sikime geçirir 31 çekerdim. Yine bir gün banyoya girip çıktığımda onunla karşılaştım. Benden sonra içeri girdi. Çıktığında yeni attırdığım külotlu çorabı giymişti ve imalı imalı bana baktı. Artık Kipriye ile yalnız kalmak için fırsat kolluyordum. Bir gün okuldan erken geldim ve kitabımı sorma bahanesiyle onlara çıktım. Kapıyı açtığında mükemmel görünüyordu. Beyaz bir elbise ve beyaz külotlu çorabı vardı üstünde. Yine çok heyecanlandırmıştı beni. Ben kitabı ararken seslendi ve eğilip ayaklarını yalamamı istedi. Ayaklarını yalıyor ağzıma alıp ısırıyordum. Mükemmel bir manzara vardı aşağıdan yukarı bakınca. Artık dayanamıyordum. Bacaklarının arasına soktum başımı çorabını ağzımla yırttım. Başladım amını yalamaya. ikimiz de zevkten ölüyorduk.sikim dimdik olmuştu. Ayağa kalktım eteğini yukarı çorabını çok az aşağı indirdim. Tam amına sokarken “hayır ben götten istiyorum o hala bakire!” dedi. Bunca zaman sakladığı kocasına bile vermediği götünü bana verecekti. Göt deliğini kremleyim yarağımı sertçe soktum. O ne bağırıştı.. Sanki kızlığı gitmişti!. Patlamak üzereydim ve aniden götünün deliğine akıtıverdim. Sonra sikimi çıkarttım. Birazda çorabına aktı. Amının tadına bakmak için sabırsızlanıyordum. Sikim hala dimdikti direk amına soktum. 2 çocuk annesi olmasına rağmen amı daracıktı. Kökledim gitti. Hiç böyle zevkli olacağını tahmin edemiyordum. Gelmek üzereydim. “Sakın içime boşalma!” dedi ama dinleyen kim! Amına fışkırtıverdim!. Daha sonra hamile olduğunu öğrendim. Büyük bir ihtimalle bendendi ama neyse ki aldırdılar “

tebessüm 1

Sürekli tıkıldığım internette cafede yine Chat yapıyor bondage ile ilgili sitelere bakıyordum… Chatte ki rumuzum her zamanki gibi bondage idi. Birden bire slave nickinde birisinden selam mesajı aldım ve heyecanlandım sonra muhabbet etmeye başladık bana rumuzumun neden bondage olduğunu sordu bende ona köle olmaktan hoşlandığımı ama benim durumumun farklı olduğunu ve benim sadece bağlanmaktan hoşlandığımı bağlıyken hissetiğim o çaresizlik duygusunun yerini hiç bir şeyin tutamayacağını söyledim bu şekilde konuşmamız gece boyunca sürdü sonra bana kendisinin de erkek olduğunu söyledi bende sanal alemde bunun fark etmeyeceğini rahatlıkla konuşabileceğimizi yazdım.. Saatin geç olduğunu fark ettim zaten cafede benden başka kimse kalmamıştı bende hesabımı kestirip çıkmak üzereyken cafenin sahibi biraz konuşmamız gerektiğini ve beklememi söyledi… Az önce chatte konuştuğu kişinin kendisi olduğunu ve ertesi günü yine kapatmaya yakın gelmemi yoksa bu anlattıklarımın hepsini başkalarına da anlatacağını söyledi telefon numaramı aldı yarın seni ararım dedi ve ayrıldık… Ertesi gün telefonum çaldı arayan oydu bana akşam gelirken ip,zincir,bant, vb. şeyler almamı söyledi ona bunları ne yapacağımızı sordum akşama görürsün diyerek kapattı içimi bir korku sarmıştı ama gitmezsem benim hikayemi başkalarına da anlatacağını biliyordum mecbur dediklerini aldım ve akşam kararlaştırdığımız gibi cafenin önünde buluştuk.. Bana evi aramamı ve bir kaç gün bir arkadaşımda kalacağımı merak etmemelerini söyle dedi….. iyice korkmaya başladım… Birlikte cafenin bodrum katına indik burası bodrumdan çok bir atölyeyi andırıyordu… Elimdeki çantayı alarak kapıyı kapattı ve kilitledi çantayı ters çevirerek içini boşalttı sonra oturdu bende oturmak üzere iken bana ayakta durmaya alışmamı zira bir kaç gün boyunca oturamayacağımı söyledi.. İpi yerden aldı eşit ebatlarla kesti arkamı dönmemi ellerimi arkamda birleştirmemi söyledi bu saatten sonra olmaz demenin geç olacağını düşünerek çaresiz dediklerini yapmaya başladım önce ellerimi arkamdan bağladı sonra ipin bir ucunu tavandaki bir düzeneğe bağlayarak ellerimi olabildiğince yukarı çekti neredeyse kafam ayaklarıma deyecekti daha sonra eğilerek ayaklarımdan biri bileğimden bağladı ve geri doğru çekerek ipin bir ucunu belime bağladı.. Artık tek ayak üzerinde domalmış bir şekilde duruyordum… Eveett diyerek geri çekildi işte yılbaşı hindisine benzedin dedi bakalım bu şekilde ne kadar durabileceksin ha unutmadan bağırıp bütün milleti başımıza toplamanı istemem şu ağzını da bağlayalım tamam artık full bu anı ölümsüzleştirelim bir kaç foto. çekelim poz ver bakalım… Yere basan ayağım yorulmaya başlamıştı ayrıca omuzlarımda ağrıyordu.. bana bir yere gitme diyerek güldü ve yanımdan ayrıldı tamamen çaresiz kurtulmak için çabalıyordum ama nafile ilmekler çok sıkıydı artık enerjimi boşa harcamam gerektiğini düşünmeye ve kendimi bu duruma alıştırmaya çalışıyordum birden kapı açıldı geleni göremiyordum korkuyla çırpındım gelen oydu bu defa yanında bir arkadaşı daha vardı… devamı gelecek

kopegim ve ben

Köpeğim ve Ben Emine`nin köyünde yaşadıklarını okudum “Ben ve Atlar“ çok beğendim ve heyecanlandım. Okuması bile beni çıldırttı. Bende Emine`den güç alarak size yaşadıklarımdan birini anlatmaya karar verdim. 25 yaşında, sarışın, Almanya`da ailesiyle yaşayan bayanım. Evde erkek birde köpeğimiz var. Dalmaçyalı ve bu sene başında annemler bana yaş günümde hediye etmişlerdi. Şu anda 9 aylık ve bana çok düşkün. Ona küçükken çok iyi bakmıştım. Tuvalet eğitimi biraz zor olmuştu. 7 aylıkken azma zamanı gelmişti ve veterinerin dediğine göre azma zamanı 2 hafta sürebilirmiş. Bu dönemde de hakikaten çok hareketli oluyorlar, devamlı yerde yuvarlanıyorlar ve penislerini yalıyorlar. Gene bir gün eve geldiğimde annemler yoktu, kapıda beni Tedy(köpeğimin ismi) karşıladı ve bacaklarımı yalamaya başladı. Bende herzamanki gibi onu sevdim okşadım. Sonra gazetemi alıp koltuğa oturdum, bacak bacak üzerine atıp gazetemi okumaya başladım. Tedy`de karşıma yere oturdu. (bacak bacak üzerine attığım zaman hep ayağımı sallarım) ve ayağımı sallamaya başladım. Tedy geldi ön ayaklarını bacağımın üzerine koydu, terliğim yere düşmüştü. Birden penisini ayağıma sürtmeye başladı. penisi yaklaşık 4 parmak dışarı çıkmış ve kırmızıydı. Şaşırıp kalmıştım, hiç kıpırdamadan oturdum. 4-5 dakika sonra ayağım ıslandı ve sarımtrak sıvı fışkırmıştı. yüzümü yalamaya başladı Sonra yere indi ve ayağımın üstünü yaladı. Hem çok sevimliydi hemde heyecanlanmıştım. Sonra eğildim yüzümü yalamaya başladı bende onu sevdim ve o canım hoşunamı gitti dedim. Sen merak etme artık seninle güzel vakit geçireceğiz dedim. Dediklerimi çok iyi anlıyordu. Sonra tekrar koltuğa oturdum ve gel buraya dedim. Ayaklarımın önüne yattı ve onu ezmeye başladım. Bacaklarını , penisini eziyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Parmaklarımı tükürüğümle ıslattım ve penisini okşamaya başladım. İyicene büyümüştü dimdikti ve yalayıp yalamamakta tereddüt ettim. Sonra eğildim dilimi penisinin ucuna değdirdim. Çok yumuşaktı ve havlamaya başladı. Bende penisini elimle sıkı tutup dilimle daireler çizmeye başladım. Birden yine sarımtrak sıvı dudaklarıma ve dilime fışkırmıştı. Çok hoşuma gitmişti, çok güzeldi. O günden sonra çok şey yaptım. Bunlarıda mutlaka daha sonra anlatacağım. Emine seninle mailleşmek isterdim. Mail adresini nasıl bulurum?

ayak hastası

Ben ve eşim, 39 ve 34 yaşlarında, yüksek tahsilli bir aileyiz. On yıllık evliyiz. İkimiz de İngilizce biliyoruz. Çocuk yapmadık. Cinsel özgürlüğü tercih ettik. Ben kendimi bildim bileli bir ayak fetişistiyimdir. İlkokul sıralarında, evde annemin arkadaşlarının kırmızı ojeli ayakları ve yüksek topuklu ayakkabılarına takılır, bunları elleyerek,dokunarak, koklayarak mastürbasyon yapardım. İlkokul öğretmenimin çizme ayakkabı değiştirdiği anı kollar, seyrederdim. Karımı seçerken, onun ayaklarının güzelliği etken olmuştur. Ben ve karım, cinsel dürtüsü yüksek olan kişileriz. Buna rağmen ilk üç yılın hızlı yatak yaşamı giderek monotonlaşmaya başladığı sıralarda ikimiz de yeni fanteziler oluşturmaya başlamıştık. Gerçi evliliğimizin başından beri sevişmemizde ayaklar hep gündemdeydi. Eşim bir reklam ajansında çalışıyordu. Bazen eve benden sonra gelirdi. Yorgun olduğunu söylediği zamanlarda onu hemen kanepeye oturtur, önce ayakkabılarını çıkarır ve içime çekerek koklardım. Bunu yaparken yüzüne bakardım ve ara sıra o aşağılayıcı, müstehzi ifadeyi yakalar ve şehvetten ölecek kadar heyecanlanırdım. Sonra hemen ayaklarına masaj yapar ve öperdim, parmaklarını. Aynı şeyleri yatağımızda da yapardım tabii. Ve ben onun ayaklarıyla sevişirken, karım da Almanyadan getirdiğim vibratör ile orgazma ulaşırdı. Yeni fantezi arıyorduk. Yatağımıza vibratörden sonra erkek dergilerini soktuk. Ben ayakları ile sevişirken, o, bu dergilerin sayfalarını karıştırıyor ve vibratörün tatlı titreşimleri ve fantezilerle çığlıklar atarak boşalıyordu. Daha çok sevişen çiftlerin veya erkeklerin resimlerine eriyordu karım. Bende ise giderek, vibratör yerine canlısını görme fantezileri yerleşiyordu. Yani karımı bir başkası ile sevişirken seyretmek ve benden başka birinin kollarında şehvetin doruğuna ulaşırken, ben de onun ayaklarını öpmek, koklamak, ojeli parmaklarını emerek, mastürbasyon yapmak istiyordum. Bu fantezimi karıma açtım. Şaşırmadığı gibi benzer bir durumu hayal ettiğini söyledi. Çok nadiren olan normal birleşmemizin yerini artık şöyle bir tarz almıştı. Yatağımıza, karımın beğendiği bir erkeği aldığımızı düşünüyorduk. Senaryolar geliştiriyorduk. Örneğin bir gece kulübünden çıkışta, karım o akşam canının çektiği biriyle arabasının arkasına oturuyor, ben şoförüymüş gibi davranıyordum. Karım arka koltukta, eve kadar dayanamayıp erkeği ile sevişmeye başlıyor, ben de dikiz aynasından onları seyrediyordum. Karım beni de ihmal etmiyor ve sivri topuklu, açık ayakkabılı ayağını iki koltuğun arasından öne uzatıyor ve ben sağ elimle onu okşuyordum. Eve geldiğimizde ise ikisine hizmet ediyor, içki veriyordum. Beni göremeyecekleri bir yerden onları seyrediyorum kanepede sevişirlerken. Karım üstündekileri çıkarıyordu oracıkta. Ama erkeği, çırılçıplak karımı kucağına alıyor, dudakları kenetlenmiş olarak yatak odasına gidiyorlardı. Kapı kapanıyordu. Ben hemen karımın üzerinden çıkan çorapları, ayakkabıları ve külotunu alıp öpüyor, kokluyor, orgazma doğru uçuyorum. Elimde karımın eşyaları ile yatak odasının kapısını açıyor ve içeri giriyorum. Beni görmekten çok uzakta, zevk okyanusunun derinliklerinde kaybolmuş bir dişi ve erkeğin çılgın gibi, hayvan gibi seviştiği yatağın ayak ucuna, yere çöküyorum. Ayakları kontrolden çıkmış, parmakları gerilmiş, uzun sivri tırnaklı başparmağı ağzıma alıyorum. Hep beraber deliler gibiyiz. Fırtına sona eriyor. Erkek soruyor “Bunun ne işi var burada” diye. Karım yüzünde o çok iyi bildiğim aşağılayıcı ifade ile bana bakıyor ve “Ha o mu, aldırma sen ona, kocamdır o ve işte bunlardır bütün seks dünyası.” Diyerek ayağını gösteriyor erkeğine. Elimde onun ayakkabıları, külotlu çorabı olduğu halde yerimden kalkıyor ve dışarı çıkıyorum. Arkamdan kıkır kıkır gülüyorlar. Fantezilerimizde karımın erkekleri değişiyordu. Bunlar yakın çevremizden, karımın iş yerinden,benim arkadaşlarımdan olabiliyordu. Bu tarzda üç dört yılda daha renkli bir yatak hayatımız olmuştu ki, fantezilerimizin gerçeğe dönüşmesi için çaba sarf etmeye başladık. Uygun birini bulmak kolay değildi. Başımıza dert olacak bir ilişki istemiyorduk. Ama canlı bir vibratörle onu seyretme düşüncesi ikimizin de içini titretiyordu. Karım bir erkekle konuşurken derhal heyecanlanıyordum. Ve o gün geldi… Karımın son işi bir mümessillik firmasındaydı. Bir Kuzey Avrupa ülkesinin firmasının elemanı gelmişti şirkete ve akşam ağırlaması bize düşmüştü. Yani karıma. Akşam onu yemeğe çıkarma fikri bile heyecanlanmama yetmişti. Adam karım yaşında, uzun boylu, sarışınmış ve karım onu çok çekici bulmuş. Bunlar karımın bana söyledikleriydi. Bunları anlatırken yataktaydık ve heyecandan ayaklarına inmeye fırsat kalmadan boşalıverdim. Karım da heyecanlanmıştı. Vibratörü kaptığı gibi uçtu. Ertesi akşam, karım sırtı beline kadar açık siyah elbise, yüksek topuklu açık ayakkabıları ve topuz saçıyla,Avrupalının tam aklını çelecek bir kıyafet içinde, arabamla gidip onu otelinden aldık. Karım haklıydı. Yakışıklıydı. Karım önde, o arkada, üstü restoran altı disko olan kulübe gittik. Yemekte, o karımın yanına, ben karşılarına oturdum. Şarap dozu arttıkça sohbet koyulaşıyor ve ikisi arasındaki flört havası giderek dozunu arttırıyordu. Diskoda karım konuğumuzla dans ediyordu ve karanlıkta vücutlarının iyice yapışmış olduğunu gördükçe, hem heyecanlanıyordum, hem de bir kıskançlık duygusu içimi kaplıyordu. Ancak çabuk geçti ve yerini şehvete bıraktı. Avrupalı rahattı, karım ondan da rahattı ve yanak yanağa, tek vücut sallanıyorlardı ayakta. İlk adım atılmıştı ve geri dönüşü olmayan yolda ilerliyorduk. Hızlı dans başladığında el ele masaya dönüp yan yana oturdular. Diz dize. Bacakları dokunuyordu. Karşımdaydılar… Sonrası çok kolay oldu. Bize içki içmeye davet ettim. Espri olsun diye “Sizin şoförlüğünüzü yapayım” dedim. Arabaya bindik gülüşerek. Onlar arkada, ben önde. Onlar diz dize yine. Dikiz aynasını ayarlamıştım. Özellikle karanlık sokaklardan gidiyordum eve. İki kez öpüştüler, sözde bana çaktırmadan. Karımın gözleri kapalıydı. Şaraptan mı, gerçekleşmek üzere olan fantezilerin heyecanından mı? Eve çıktık. Konuğumuz, salondaki kanepeye oturdu. Karım da tabii. Mutfaktan içkileri getirdiğimde çoktan sarmaş dolaş olmuş öpüşüyorlardı. İçki servisini bitirdiğimde karım kendilerini yalnız bırakmamı istedi benden. Salonun onların beni göremeyecekleri bir yerine geçip olanları seyretmeye başladım… Bundan sonrası, fantezilerimizin büyük bir kısmını gerçekleştiğini bilmem söylemeye gerek var mı? O gece sevgili karım, konuğumuzun kollarında sayısız orgazma ulaştı. Ben yatağın ayakucunda en az üç kez şehvetin doruğuna eriştim. Oracıkta sızmışım. Bir ara uyandığımda yataktan sesler geliyordu. Bizim kumrular, sabaha karşı sevişmeye devam ediyorlardı. İnanılır gibi değildi. Onları bırakıp yandaki odada yattım. Unutamayacağımız gecede, ikimizin de fantezisi gerçekleşti. Sonraları Avrupalı konuğumuz, ülkemizi daha sık ziyaret etmeye başladı. Sanıyorum, biraz da karıma aşık oldu. Karım da biraz ona… Ben de zaman zaman onların yalnız sevişmelerine ses çıkarmadım. Hala da çıkarmıyorum…

malafatın iyisini tattım

Merhaba ismimi vermiyecem nickim Ay 30 yaşındayım etli-butlu bir erkegim başımdan gecen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum o gune kadar elime hic bir erkegin eli degmemişti evim sehrin kenarında bulunuyor hafta sonları bisikletimle sehrin kenarındakitarlaları bahceleri geziyorum bir gun yine bir kactane iri salatalık alıp bisikletimle gezmeye cıkmıştım guzel tenha bir yer bulup arada indim kimseler yoktu haziran ayıydı cimenlige oturup soyundum sonra beraberimde getirdigim bir salatalıgı elime alıp yalamaya başladım sonra yere dikip uzerine oturdum yavaşca cok iriydi got deligim acıyordu ama dişimi sıkıp hızlanmaya başladım artık salatalık rahatca icime giriyordu uzerinde zıplıyordum iniltim etraftaki sessizligi bozuyordu salatalıgı tamamıyla icime almiştim sonra digerini aldim elime onuda sokmaya başladım götüme bir anda bir ses duydum baktim 40-45 yaşlarında birciftci tarlasına gidiyordu ben hemen saklandım adamı seyrediyordum adam benim oldugum yerden yakınında geciyordu beni fark etmemişti birden durup benim tarafa yöneldi beni fark etti diye cok korktum durdu yaragını cıkarttı ve işemeye başladı yarragını gorüyordum kendimden gectim inanılmaz büyüklükteydi hayran kalmıştım yarragına işini bitirip yoluna devam etti ben hemen ustümü giyinip bisikleti alıp arkasından gittim ona yetişip konuşmaya başladım tarlasına gelmiştik kimsesi yoktu hayatında hic evlenmemişti yalnız yaşıyordu sonra ona peki hayatında hicmi bir kadınla olmadın diye sordum hayır dedi kadın amı nasil onu bile bilmiyorum dedi cunku hic gormedim ben ona bir teklifte bulundum farkederni am ve ya göt deligi ikisinede sokarmısın dedim farketmez dedi icimde firtınalar kopuyordu hemen altına yatmak geliyordu icimden adı Metindi Metin dedim beni sikmek istermisin dedim ona ilk once şaşırmıştı olurmu oyle şey dedi olur dedim deligim kaşınıyor bir erkegin beni sikmesini istiyorum dedim fazla itiraz etmedi tamam dedi ama nasıl ve nerde dedi akşama senin eve geleyim dedim olur dedi bekle gelecem deyip hemen eve gittim evimde kadın elbiseleri vardı soyunup kilodu giydim sonra sutyeni giydim etegi ve bluzuda giyip uzerinden kendi elbiselerimi giydim ve sabırsızlıkla akşamı beklemeye başladım sonunda akşam olmuştu sutyenin arasına koymak icin bir kac bez alıp yanıma yola koyuldum nihayet varmıştım onun evine kapıyı caldım kapıyı acıp geldinmi gelmiyeceksin diye düşünüyordum hic olurmu dedim bu anı yıllardır bekliyorum hemen başlıyalımmı dedim olur dedi yatak odasına gecttik ben uzerimdekileri cıkarıp yanımda getirdigim bezleri sütyenin arasına soktum bana bir kadına benzedin dedi saol dedim oda uzerindekilerini cıkartmıştı sadece kiloduyla kalmıştı yanına yaklaşıp elimi kilodun uzerinde gezdirmeye başladım icim kıpır kıpırdı yatagın uzerine oturup kilotunu siyirdim yıllardır arzuladıgım yarrak tüm guzelligiyle karşımda duruyordu cok kalın ve iri damarlıydı hic vakit kaybetmeden ac kurt gibi yumuldum yarragına agzima zor giriyordu dondurma gibi yalıyordum kalkması icin baya ugraştım kaldırmayı başardım hadi erkegim dedim bu super gucu icimde hissetmek istiyorum dedim kadıngibi davranıp kadıngibi sesler cıkarmaya calışıyordum şimdi ne yapacam dedi ona ne yapmasını soyledim yatagın üstüne cıkıp domaldım başimi yataga dayayıp götümü iyice yukarıya diktim arkama gecip okşamaya başladı her tarafimi sonra yavaşca uzerimdeki dantelli kadın kilotunu cikarmaya başladı inliyor ve hadi hadi erkegim diyordum kilotu uzerimde siyirıp arkama yanaştı yarragını alıp arkama sürtmeye başladı göt deligime sürttükce cıldırıyordum elenden tutup hadi ama dayanamıyorum nihayet arkama iyice yanaşıp sikini götüme dayadı vesokmaya başladı inanılmaz zevk alıyordum artık tamamı icimdeydi durmaya niyeti yoktu avazım cıktıgı kadar bagırıyordum bagir canım rahatlarsın diyordu sonra beni uzerine cıkartıp oyle sikmeye başladı cok sert darbeler vuruyordu birkere götüme 2 kerede agzıma boşaldı harika bir geceydi denemedigimiz pozisyon kalmamıştı evedöndügümde sabah saat 4 tü haftada 3 gun ona gidip siktiriyo

bitmeyen yaz 1

. Yalnız bir çocuk sayılırdım,pek arkadaşım yoktu ve 18 yaşıma gelmeme rağmen henüz bir sevgilim olmamıştı. Yalnız geçen yıllarım boyunca öğrendiğim bir şey varsa o da yalnızlığın insanın hayal gücünü kuvvetlenmeye,çalışmaya zorladığıydı. Sıkıntımı gidermek için pek çok ilginç fikir üretmiştim. Tabii fikirlerde bir süre sonra yetmemeye başladı bende hayal gücümü kullanarak fantezilerimi genişlettim. Daha önce bilmediğim yönlerimi keşfettim…Bunlar arasında en önemlisi kadın ayaklarına olan ilgimi keşfetmemdir ki zaten bu sayfalarda bu konuyla ilgili yaşadığım olaylar yer almaktadır. Gittiğimiz otel Alanya-Manavgat yolu üzerinde bir yerdi. Otelde bizden başka bir tane Türk aile vardı ve gerisi yabancıydı. Gerçekten muhteşem bir görünümü vardı ve yenilik kokuyordu. Daha sonradan öğrendim ki otelin ilk sezonuymuş. Odama yerleştim.(Ailem hiç olmazsa onlardan ayrı bir odada yatmama göz yummuştu.) Manzarası güzeldi. Camdan denizi ve havuzu gayet rahat görebiliyordum. Vakit kaybetmeden havuza doğru yollandım. İki gün geçtiğinde sıkıntıdan patlamak üzereydim,içimden sürekli beni buraya getirdikleri ve yalnızca sıkılmamı sağladıkları için aileme sövüyordum. Yalnızdım çünkü utangaç olmam,kızlara ya da diğer insanlara yanaşamamam yetmiyormuş gibi çevremdekilerin neredeyse tamamı yabancıydı. Biraz İngilizcem vardı hatta iyi konuşuyor sayılırdım ama konuşacak cesareti kendimde bulamıyordum. İki günümüde havuz kenarında ve denizin açıklarında geçirmiştim. Havuz kenarına iniyordum çünkü kendimi bir ayak cennetinde hissediyordum. Nereye baksam birbirinden güzel kadın ayaklarıyla karşılaşıyordum,güneş gözlüğümün ardından her ayağı inceliyor hepsiyle teker teker fanteziler kuruyordum. Yabancıların bu tür konularda daha esnek olduğunu düşündüğümden biraz umutlanıyordum. Belki durumumu farkeden bir Polonyalı yada Avusturyalı o güzel iki ayağı bana ikram edebilir diye düşünüyordum ama bu umutlarım düşündükçe sönüyor fanteziden öteye gidemiyordu. Denizde açılmayı çok severim,açıklardayken kendimi kıyıda yüzen insanlardan üstün görürüm. Ayrıca kıyıdaki kafalar birer benek olunca da yalnızlıktan korkar ne kadar kuvvetim varsa kullanarak kıyıya doğru bir depar atarım. İşte oteldeki ilk iki günümde havuzdan ayrıldığım zamanlarda yaptığım tek şey de buydu. Açıl…. sonra geri gel…. tekrar,tekrar…. İkinci günün akşamı aileme minnet borçluydum. Akşam yemeğini ayrı yiyordum ve yalnızlığıma küfürler yağdırıyordum. Bir ara masamdan kalktım ve bira almak amacıyla fıçıların oraya giderken bizimkilerin yanına uğramaya karar verdim. Onlar yemeklerini kapalı kısımda yiyorlardı,içeri girdim ve ŞOK!!!! Bizimkilerin yanında fazladan dört kişi daha vardı. İki masayı birleştirmiş, çevresine dizilmiş ve koyu bir muhabbete dalmışlardı. Baba olduğunu tahmin ettiğim kişi 50li yaşlarda görünüyordu ve karısının da ondan farkı yoktu. Babamın karşısında genç görünümlü iki kız oturmaktaydı,bir an umutlansam da benden büyük olduklarını anlayınca hevesim kursağımda kaldı. Bir kez daha yıkıldım,yalnızlığıma söverken iki tane muhteşem kızla tanışma fırsatı doğuyordu ama kendilerinden küçüklerle uğraşmayacakları kesindi. Masaya yaklaştım,gözler bana döndü, utancımdan yerin dibine girecektim. Keşke şu anda denizin dibinde yalnız olsam diye geçirdim içimden. Masadakilere merhaba dedim. Hepsiyle tokalaştım,umudum söndüğü için masadan uzaklaşmaya niyetliydim ama babam bakışlarıyla oturmamı emretti,emir demiri kesiyordu. Oturdum.Yaşlı amcanın adı Kaandı.Kaan amca, eşi Serap Hanım,kızları Banu ve Özlem beni süzdüler. (Dış görünüşüm çok hoştur ve kibar bir insanımdır.) İlk izlenimler iyi olmalıydı ki yüzler gülümsemeye başladı, arkasından da soru yağmuru…. İki saate yakın bir süredir masadaydık.Bu yeni aileyle pek samimi olmuştuk.Ankarada yaşadıklarını öğrenince bizimkiler iyice keyiflendi çünkü bizde Ankaradaydık.Sohbet boyunca birçok kere söze karıştım,onlarla güldüm ve yalnızlığımı unuttum. Banu 26 yaşında çok güzel bir kızdı.Ankara Üniversitesini bitirmiş, iş arıyordu. Uzun,dalgalı,kumral saçları ve şahane fiziğiyle beni nefessiz bırakıyordu.Özleminde ondan aşağı kalır yanı yoktu.Ablasından sadece iki yaş küçüktü ama fiziği onunla yarışıyordu,kızıl saçları mavi lensleriyle kimbilir ne canlar yakıyordu.Bilkent Üniversitesi mezunuydu ve staj yapıyordu. İkisinede aşık olmuştum.Ama maalesef onlara abla diye hitap etmek zorunda hissediyordum kendimi. Yemeğimi kendi masamda bırakıp gelmiştim ve haliyle hala açtım.Masadakilere durumu izah ettim ve açık büfeye doğru yollandım.Banu Ablada benimle kalktı ve tatlı masasına yöneldi.Beni pek sevmişe benziyordu.İkide birde takılıyor,şakalar yapıyordu. Yemekleri alınca ondan tarafa yöneldim.Gülümsedi,tatlılar hakkında yorumlar yaptık,bolca güldük.Masaya dönmeye hazırlanıyordu ki Banu Ablanın tabağındaki yaş pastalardan biri yere düştü.Bir kısmı ayağının üzerine dökülmüştü. O ana kadar nasıl dikkat etmediğime şaşırıyordum.İnanılmaz güzel ayakları vardı.Hayatımda gördüğüm en güzel ayaklara sahipti,çok seksi bir çift siyah terlik güzelliklerini pekiştiriyordu. O ayakların üzerindeki pastayı yalaya yalaya yemek ne güzel olur diye düşündüm.Biraz fazla düşünmüş,dalmış olmalıyım ki Banu Abla beni dürtmek zorunda kaldı.Hemen başımı kaldırdım. “Yiğitçim şu tabakları tutar mısın?” diye sordu.İsteği yerine getirim.Masadan bir peçete aldı ve özenle ayağını temizledi.Bana işi biraz uzatıyormuş gibi geldi.Acaba az önceki dalgın anımda düşündüğüm şeyleri anlamış mıydı?Yok canım nereden anlayacaktı….. Güzelce temizledikten sonra ayağa kalktı,peçeteyi masanın kenarına koydu ve elimden tabakları aldı. “Teşekkür ederim,zahmet oldu sana.” dedi.Bende önemli olmadığı yolunda birşeyler geveledim.Hem heyecandan hem de çekingenliğimi hala üzerimden atamamış olmamdan dolayı sesim çıkmıyordu. Arkasına döndü ve masaya yollandı.Bende kendime tatlı almaya başladım,peçete gözüme takıldı.Heyecandan benimki kalkmıştı.Etraftakilere çaktırmadan peçeteyi elime aldım,ağzımı siliyormuş gibi yaparak üzerindeki pasta parçacıklarını yaladım.O parçacıkların az önce Banu Ablanın ayağından,parmaklarından geldiğini düşününce zevkten boğulacak gibi oldum.Hayatımda ilk kez bir kadın ayağının tadına,dolaylı yoldan da olsa bakmış oluyordum…. Masaya döndüğümde kendimi toparlamıştım.Bütün bu olanların yalnızca üç yada dört dakika sürdüğüne inanamıyordum,bana saatler gibi gelmişti.Banu Abla ve Özlem Ablayla muhabbete daldım,benimkilerde yeni tanıştıkları arkadaşlarıyla muhabbet ediyorlardı. Oteldeki milli bütünlük sağlanmıştı.İki Türk aile idik ve arkadaş olmuştuk,artık yalnız değildim.Banu ve Özlem Ablalarım beni sevmişlerdi.Tabiki kardeş olarak ama olsun genede yalnızlıktan kurtulmamı sağlamışlardı.Keyfim yerindeydi….. Saatler ilerleyince büyükler esnemeye başladılar,çok geçmeden Kaan amca ve Serap teyze izin istediler,bizimklerde onları bekliyormuş Beraber kalktılar,odalarına yollandılar. Üçümüz kalmıştık.Saat gece biri geçiyordu. Yemekler yenmiş,masalar boşaltılmış,havuz kenarındaki masalar tekrar düzenlenmişti.Gecenin bu en keyifli dakikalarını seven turistlerin bir kısmı hala oturuyorlardı.Bir süre daha muhabbet ettik.Mutluydum ama hala kendime kızıyordum. Gene çekingenliğim tutmuştu,bir laf etmek için beş dakika uğraşıyordum.O sırada Özlemden sahile yürümek gibi bir teklif geldi. (artık abla diye yazmayacağım çünkü zor oluyor) Yavaş yavaş sahile doğru inmeye başladık.Karanlık çok güzeldi.Ağustos böcekleri ötüyor, uzaklardan kurbağa sesleri geliyordu.Ay denize yansıyor,dan seden yakamozlar oluşturuyordu. Karanlıkla nice yalnız geceler paylaşmıştım ama ilk defa gözüme bu kadar güzel göründü. “Pşşt” sesiyle irkildim.Gecenin güzelliğine kendimi kaptırmış olmalıyım ki hızlanmış ve onları biraz gerimde bırakmışım. Kızardım ve bunu gizleyen karanlığa teşekkür ettim.Gülümseyerek onlara yaklaştım. Durumu açıkladım.Ve geceden konuşmaya başladık.Sahilde yaklaşık yarım saat bir aşağı bir yukarı yürüdük ve kendimizi şezlonglara attık.Gerçekten çok iyi insanlardı.Çekingenliğimi fark etmişler,fazla üstüme gelmeden ondan kurtulmamı sağlamışlardı.Üçümüzde şezlonglarımıza uzandık ve sessizliği dinlemeye koyulduk. Tekrar konuşmaya başladığımızda konu yemeklere geldi.Hepimiz otelin yemeklerini beğenmiştik. (Hele ben o yaş pastaya bayılmıştım) Laf açık büfedeki olaya geldi, Banu olayı Özleme anlattı.Anlatırken muzip muzip gülümsedi,göz kırptı. Yattığım şezlong rahat değildi ama ben neredeyse onun üzerinde uyuyacaktım.”Odalara dağılalım mı?” diye sordum ve “Daha erken” cevabını aldım.Çok uykum vardı saat bayağı ilerlemişti.”Benim çok uykum geldi,o zaman ben gideyim” desemde fayda etmedi. Oyun bozanlıkla suçlandım. “Hiç olmazsa burada yat,biz giderken seni kaldırırız” dedi Özlem.”Tamam ben yatıyorum o zaman” dedim ve kalktım. Deniz kenarına indim ve oraya uzandım.Sular arasında yatmak çok güzeldi.Ritmik aralılarla dalga geliyor göğsüme kadar çıkıyor ve çekiliyordu.Koyun sayarmış gibi dalgaları sayarken uyumuşum. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama birileri bana sesleniyordu.Zorlukla gözlerimi açtım,Banu ve Özlem tepemde dikilmiş beni uyandırmak için sesleniyorlardı.Uykunun öyle güzel yerinde uyanmıştım ki gözlerimi açamıyordum.Banu “Hadi Yiğiiit” diyerek ayağıyla omzuma bastırdı,birden bütün sinirlerim bir hoş oldu.O muhteşem ayaklar omzuma bastırıyordu.Rüya gördüğüme emindim. Özlemde “Hadi Yiğiit gidiyoruz kaaaalllkk” diye katılınca rüyada olmadığımı anladım. Dalgalar hala ritmik bir şekilde gidip geliyordu.Uykumun açılması için sulara doğru yuvarlanmaya başladım. Gelen ilk dalga uykumu aldı,ikincisi iyice açılmamı sağladı ve üçüncüsü boğazıma kaçtığı için öksürmeme neden oldu.Artık uyanmıştım.Ben dalgalarla uğraşırken onlarda arkamdan suya girmişlerdi.Su bileklerinin biraz üstüne geliyordu.Kalkmaya hazırlandım,dört ayak üstüne kalktığım sırada Özlem ayağıyla beni sulara doğru ittirdi. “Uyanmadın oğlum biraz daha kal suda” dedi,gülüşüp duruyorlardı. Tekrar öksürmeye başladım,sırt üstü devrilmiştim suya o sırada üzerimden bir dalga geçti,gözlerim haşlandı tuzlu sudan.Tekrar kalkmaya çalıştım ama Özlem tekrar ittirdi ayağıyla ve bu sefer ben devrilince üzerime çıktı.Gülüp duruyordu.Dalgalar yüzünden mahvolmuştum,Özlem üzerimde olduğu için kalkamıyordum,üzerimde onun ağırlığı varken öksürmek çok zordu ve beni harap düşürmüştü.Artık her dalga ağzıma burnuma giriyordu.Tekrar öksürmeye başladım,Özlemde fazla ileri gitmeden üzerimden indi.Her ikiside gülmekten ölüyorlardı. Gülerken bir yandan da “Uykucular işte böyle uyandırılır” diye laf atıyorlardı bana.Güç bela ayağa kalktım,kıyıya çıktım ve kumlara uzandım. Gece çok soğuk geldi birden.Üşüdüm..son bir kez öksürdüm.Onlarda yanıma uzandılar.Eşek şakalarını nasıl bulduğumu sordular.Ne cevap vereceğimi bilemiyordum.Özlemin çıplak ayaklarıyla beni ezmesinin beni heyecandan geberttiğini mi yoksa tuzlu dalgalar arasında boğulmak üzere olduğumu mu söylemeliydim.İkinci şıkkı seçtim ve biraz sert bir sesle “Beni neredeyse öldürüyordunuz” dedim.Gelen cevap beni tekrar şoka sürükledi. “Ne yani benim üstüne çıkmamdan hoşlanmadın mı?” diye sordu Özlem. Ne diyeceğimi düşünürken fazla vakit geçirmiş olmalıyım ki devam etti. “Banu yemek alırken olanları bana daha ayrıntılı anllattı.Banunun ayaklarındaki pastaya bakarken ağzının suyu akmış.” dedi.Gülüyordu. “Hatta o sularıda Banunun kullandığı peçeteyle silmişsin. dedi. Tam anlamıyla bozuldum.Demek ben o peçeteyi yalarken beni görmüş ve durumu kavramıştı. Gülümsüyorlardı. “Bu söylediklerin seni haklı çıkarmaz” diye itiraz ettim. “Sadece bu kadar değil” diye Banu devam etti bu sefer. “O andan sonra hep seni kolladım, kaçamak bakışlar atıyordun ayaklarıma,hatta sadece benimkilere değil,Özleminkilere de. Hem madem etkilemiyor seni ayaklar,neden şu anda kazık gibi kalkmış seninki ?” Bütün savunmalarım çürütülmüştü.İtiraz etmeyi kesmek zorunda kaldım.Göz göre göre yalan söylersem daha kötü olurdu. Şimdi alay etmelerini bekliyordum.Onlar anlamazlardı ayak sevmekten.Kesinlikle dalga geçilecek birşey olarak göreceklerdi. Cevap vermedim,bu söylenenleri kabul ettiğim anlamına geliyordu. Utancımdan ağlamak üzereydim. “Utanacak ne var?” diye sordu Banu. “Sen nasıl ayak seversen bazı kadınlarda ayak sevdirmeyi severler.Utanılacak birşey yok.” Özlem ” Zaten biz bu ufak şakayı seni konuşturmak için yaptık.Başarılı da olduk sanırım” dedi.Güldü… “Hadi gidelim” dediler aynı anda. Ben hala konuşamıyordum utançtan. Kalktım,duşa doğru gittim,üzerimdeki kumları temizledim,şezlongların ordan t-shirtümü aldım ve otel yoluna yöneldim.Beni bekliyorlardı. Başımı eğdim,inanılmaz derecede utanıyordum..Özlem “Hadi be Yiğiiit!! Amma utangaçsın yaaa.İyi ki o olay oldu yemek alırken,bahaneyle ayak sevdiğimde ortaya çıktı diye sevineceğine ağlıyorsun neredeyse.” diye çıkıştı. “Sana ceza,yarın sana yapacağımız mini sınavı geçemezsen bu güzel ayaklarımızdan mahrum olursun.Hatta tüm garsonlara komilere falan anlatırız” dedi.”Yarını sabırsızlıkla bekle,çok güzel olacak” dedi. Banu “Hem sınavı geçmeni çok istiyoruz,bu bizim ilk ayak sevdirme deneyimimiz olacak.Daha önce internette rastlamıştık bu olaya ama ta ki sen bize bu fırsatı yaratana kadar önemsememiştik.Sen uyurken Özleme olayı anllattım,seninle denemeye karar verdik ama sen bozuluyorsun bu duruma.O nedenle Özlemin seçeceği cezayı yerine getirmen gerekecek önce.” dedi. Çok kesin konuşmuşlardı,istediklerini yapmaya mecburdum artık,oteldeki her garsonun,kominin bana bakıp bakıp gülmesine dayanamazdım.Ne isterlerse yapmak zorundaydım. Aslında hayallerim gerçek olmuştu.Bir tane ayak diye yalvarırken dört tane ayağı birden sevebilecektim.Sevinmem gerekiyordu ama kahrolası utangaçlığım engelliyordu beni. Bu arada otele vardık,binaya girdik.Kızların keyfi yerindeydi,istediklerini yapacak birisini bulmuşlardı,belki ilk kez deneyeceklerdi ama olsun genede artık onların ayak kölesiydim. Asansöre yöneldik.Benim odam 4. kattaydı,kızlar 3. katta kalıyorlardı. Asansöre binerken Özlem “Bir deneme yapalım bakalım” diye mırıldandı. Banu gülümsedi,ben heyecanlandım.Gene kıpkırmızı oldum ama bu sefer heyecandan.Asansör 6 kişilikti.Daha ikinci kata gelmeden Özlem STOP düğmesine bastı. “Hadi bakalım. Birer iyi geceler öpücüğü ver.” dedi.Ayağını öne doğru uzattı.Tereddüt ettim, zorladı. Ayakları muhteşem görünüyordu.Banunun ayakları gördüğüm en güzel ayaklardı ama bunlar daha bile güzeldi. Kaçamak bakışlarla göremediğim pek çok ince ayrıntıyı,kıvrımı iki karış mesafeden görebiliyorum.Dört ayak üstünden o güzelim ayakları izliyordum,Özlem “Hadiiii çok heyecanlıyım” diye mırıldandı.Banu o muhteşem ayaklarıyla enseme bastırdı.Mecbur yumulacaktım. Benim ufaklık dimdik olmuştu. hemen Özlemin terliğini çıkardım,başparmağına bir öpücük kondurdum. Başımı kaldırmaya niyetlendim ama Banu enseme daha çok bastı,kalkmama izin vermiyordu. “Daha güzel öp!Parmaklarımı em,ayak altımı yala” diye mırıldandı Özlem. Heyecandan boşalmak üzereydi heralde.İlk kez olduğunu söylüyorlardı ama usta gibi hareket ediyordu.Heralde internette öğrenmişti bunları. Ensemdeki baskı arttı.Bende Özlemin sol ayağını elime aldım,teker teker parmaklarını yalamaya başladım.Zevkten ölüyordum.Hayallerim gerçek olmuştu.Birer lolipop gibi yaladım,onlarca kez emdim her parmağını.Parmak aralarını yaladım,kokladım o muhteşem kokuyu içime çektim.Sırt üstü kıvrıldım ufacık kabinde.Özlem ayağını yüzüme koydu.Tabanlarını yaladım,kalbim duracaktı,boşalmak üzereydim.O mis gibi kokan dehşet verici güzellikteki bakımlı,yumuşacık ayakları yaladım yuttum.Banu üzerime çıktı birden.Nefesim kesildi.Terliklerini kabinin köşesine fırlattı ve bir ayağını ağzıma soktu,ağzım yırtılmak üzereydi,parmaklarını boğazımda hissediyordum.Daha fazla dayanamadım ve boşaldım.Hayatımda ilk defa bu kadar çok boşalıyordum.Boşaldığımı gören Banu üzerimden indi.Terliklerini giydi,Özlemde aynı işi yaptı.Ben kalkarken tekrar enseme bastırdı.” Özleme teşekkür etmeyecek misin? Sana hayatının en güzel anlarını yaşattı.Şimdi eğil ve teşekkür et,ayaklarına kapan ve defalarca öp,ta ki Özlem tamam diyene kadar.” dedi. Eğildim ve teşekkür etmeye başladım.Bir iki dakika sonra Özlem kalkmamı söyledi,asansörü tekrar hareket ettirdik,herşey on dakikada olmuştu ve gecenin bu saatinde kimse olmadığı için asansörde bu zevki yaşayabilmiştik.Alan memnundu veren memnundu.Asansörden indik. Gülümsediler,teşekkür ettiler.Onlara “İyi geceler” derken ertesi gün birşey yapmayacaklarını tahmin ediyordum ama yanılmışım.Üçüncü katta asansörden inmiştik,odalarına girene kadar arkalarından baktım,ailelerinden ayrı kalıyorlardı.Bende bir koşu odama çıktım.Banyoya daldım ve sevinçten ağladım.Hayallerim gerçek olmuştu.İmkansız gerçek olmuştu ve bende çok mutluydum. Yaşadıklarımı saniye saniye gözümün önüne getirerek iki kere daha masturbasyon yaptım ve güneşin ışıkları kendilerini belli etmeye başlarken yatağıma girip uykuya daldım. Ertesi gün öğlen üç civarında uyandım.Akşam yaşadıklarım bana rüya gibi geliyordu. Yaşadıkarımın gerçek olduğunu ispatlayan tek şey çenemdeki ağrı ve dilimdeki mayhoş tattı. Duş aldım ve balkona çıktım,babamla annem plaja inmişlerdi,bir süre onları izledim.Başımı havuza doğru çevirince kızları gördüm.Onları izlemeye başladım.Gerçekten çok güzellerdi.Onların ayaklarına sahip olabildiğim için çok mutluydum. Özlem bir ara başını kaldırdı ve beni gördü,el salladı,inmemi işaret etti. Başımla tamam işareti yaptım ve mayomu giyip aşağı yollandım.Yanlarına giderken utangaçlığımın tekrar ortaya çıkmaya çalıştığını farkettim,öz benliğimle savaştım ve kazandım, gülümseyerek yanaştım.Havadan sudan konuştuk,dün geceki konuyu hiç açmıyorlardı.Biraz havuza girdik, yüzerken acıktığımı hissettim. Ne de olsa sabah kahvaltıya inememiştim ve saat 4e yaklaştığı halde hala açtım. “Ben birşeyler atıştıracağım” dedim. Havuzdan çıktım,kurulandım.Banu arkamdan “Yiğit biraz bekler misin?” diye seslendi.Arkamı döndüm,o enfes vücudun sular damlatarak havuzdan çıkışını ve bana yaklaşmasını izledim. “Özlem senin cezanı vermek istiyor.” dedi. Bir an anlayamadım ama sonra gece yaşanan diyalog aklıma geldi.Demek gerçekten beni köle yapmaya niyetliydiler.Eh açıkçası bende razıydım ama önce verilen cezayı yapmam gerekiyordu. “Çok açım,gelince cezamı çekerim” dedim. “Olmaz,Özlem şimdi istiyor.Git onunla konuş” dedi.Tekrar havuzun kenarna yaklaştım.Özlem kenara doğru yüzdü. “Suya atla hadi” dedi. “Yemek yiyeyim gelirim,inan ki çok açım.”dedim. “Suya gir yoksa on beş dakika içinde otelin bütün personeli senin hakkında konuşmaya başlar.” deyince mecburen suya atlamak zorunda kaldım. İyice yaklaştı bana,kulağıma eğildi. “Şimdi üçümüz kıyıya ineceğiz ve deniz bisikleti kiralayacağız,iyice açılınca sen suya ineceksin.Kıyıdakiler senin yüzdüğünü sanacaklar ama yanılacaklar.Banu bisikleti sürerken ben ayağımın birisini suya sallandıracağım ve sende alabildiğin kadarını ağzına alacaksın.Kıyıya paralel olarak hareket edeceğiz,yandaki otelin hizasına gidip gelene kadar bu devam edecek.Yani sen ağzında benim ayağım olduğu halde deniz bisikletiyle beraber yüzeceksin.Eğer başaramazsan dün gece yaşanan her şeyi tüm otel personeli duyar ve rezil olursun,aynı zamanda bizlerin bu muhteşem ayaklarımızdan mahrum kalırsın. Eğer başarırsan hem cezanı çekmiş olursun hem de bu güzel ayakları hak ettiğini ispatlarsın. Nasıl ama???” diye açıklamada bulundu.Ağzım açık dinlemiştim. Düştüğüm durumdan nasıl kurtulacağımı bilmiyordum,o ayakları istiyordum ve otele rezil olmak istemiyorsam bu söylenenleri başarmalıydım. “Tamam” dedim. Kendimi hem mutlu hem de hüzünlü hissediyordum. Banunun durumu önceden bildiği belliydi.Belli ki ben yanlarında yokkken düşünmüşler bana bu cezayı uygun görmüşlerdi. Kıyıya doğru ilerledik.Açlıktan midem kazınıyordu ama unutmaya çalıştım. Bisikleti kiraladık ve denize açıldık.Kıyıdan uzaklaşınca Özlem inmemi söyledi,suya atladım,Özlem ayaklarını suya sallandırdı.Kendimi çok garip hissediyordum.Hayal bile edemiyeceğim tecrübeler yaşıyordum. “Hazır mısın?” diye sordu Banu.Başımla onayladım.Özlem ayağını uzattı,ağzıma aldım.Rahat yüzebilmem için biraz daha uzattı bacağını.Banu “Gidiyoruuuzzz” diye bağırdı,kahkaha attı ve pedallara asıldı. Önceleri yavaş sürsede sonradan hızlandı.Ağzımda Özlemin ayağı olduğu için çok zorlanıyordum.Ağzımdan nefes alamadığım için yeterli oksijen alamıyordum ve haliyle hızlanamıyordum.Ayak ağzımdan kayar gibi oldu ama can havliyle yapıştım parmaklarına,yavaş yavaş ağzıma aldım tekrar.Çok zevkli bir duyguydu ama aynı zamanda çok zordu. Başaramazsam başıma neler geleceğini bildiğimden dahada zorlaşıyordu. Devamı gelecek

sex ve porno

“Selamlar. Ben kadir 32 yaşındayım eşim fatoş ise 27 yaşında olup harika bir ev kadındır. Bir gün kayınvalidemi rahatsızlığı sebebi ile özel hastaneye götürdük. Hastanedeki hemşirelerin tamamına yakını mini etekli idi. Eşim hemşireleri süzdüğümü görünce içine düşme sakın diye söylendi. Bir kaç gün sonra yatakta sevişirken hemşirelere ilgimin olup olmadığını sordu. bende kendisine hemşire kıyafetini ve hemşireleri çok seksi bulduğumu söyleyince vav bilmediğimiz nelerin varmış dedi. Bir kaç gün sonra eve geldiğimde eşim beni mini etekli sabo terlikli bir gerçek hemşire kıyafeti ile karşıladı.çok şaşırmış ve azmıştım. hemen yanına yaklaşıp kendisini öpmek istediğimde kendine ellettirmedi ve ne yapıyorsun dedi. o kaçtıkça ben daha da azdım ve en sonunda yakaladım. elimi göğsüne atıp 90 lık memelerini okşamaya başladım. daha sonra eteğini çıkarmadan eteği belinde toplayarak amını yalamaya başladım. oda benim yaragımı yalama faslından sonra onu hiç soymadan Hemşire kıyafeti üzerinde iken defalarca siktim. İnanamıyordum hemşire sikme fantezimi gerçekleştirmiştim. Kendisine kıyafeti nerden bulduğunu sorunca karşı apartmana yeni taşınan hemşire ile arkadaş olduğunu, ondan istediğini söyledi. Ben daha da azmış kıyafetin sahibi hemşireyi merak etmiştim. İki gün sonra tansiyonumu ölçtürme bahanesiyle hemşirenin çalıştığı sağlık ocağına gittim ve Gül hemşireyi sordum. Gül hemşire gelince kendisine fatoşun eşi olduğumu tansiyonumu ölçtürmek için geldiğimi söyledim. Gül hemşire sarışın harika bir hatundu. Üzerinde hemşire pantolonu ve eşimin 2-3 gün önce gidiği hemşire gömleği vardı.Acayip tahrik olarak oradan ayrıldım. Eve gelince eşimi mutfakta yemek hazırlarken buldum. ne o misafirmi var deyince hemşire ile eşini yemeğe davet ettiğini söyledi. o arada yatak odasına gidip siyah mini etek, siyah ince çorap ve göğüslerini iyice ortaya çıkarır halde dar bir badi giydi. azıp kendisini sikmek istediğimi söyleyince sapık misafirler birazdan gelir dedi ve beni reddetti. 10 dakika sonra Gül ve eşi Akın geldi. Gül harika bir kot kapri pantolon giymişti. Eşi Akın ile tanıştım. Akın gayet yakışıklı bir adamdı. Yemek faslı sonrasında gözlerinin sürekli eşimin bacaklarında olduğu belliydi. Gece ilerleyince yemek için tşk edip evlerine gittiler. Artık sıkı ve samimi bir dostluğumuz olmuştu. O gece onları hayal ederek eşimle çılgınca seviştim. Ben Gül den eşim de Akın dan oldukça etkilendik. Sonrasını fazla uzatmayayım. Şu an eşimle ikimiz Gül ve Akın aradığımız her şeyi birbirimizde bulduk ve bir akşam onlarda ben GÜL e AKIN da eşime sahip oldu. Şu an çok mutluyuz darısı başınıza “

böylesine ilk defa rastliyorum

33 yaşında 10 yıllık evli bir bayanım eşim aynı zamanda ilk erkeğim , onu bu güne kadar asla aldatmamıştım ,taki 2 hafta öncesine kadar ,ev sahibimiz 65 yaşlarında , oldukça efendi ,görünüşlü biriydi ,daha doğrusu öyle sanıyordum ,dile kolay 7 yıllık ev sahibimiz ,bu süre içersinde asla ne bir yanlışını nede beni rahatsız edercesine bir hareketini görmemiştim , 1 ay önce bedriye teyzeyi yani evsahibi nin eşini kaybettik ,sanki o günden sonra ,ali amca değişik bir adam olmuştu ,bakışları bir acaip olmuştu , sık sık ev işlerinden vakit bulduğumda ona çıkar ütüsünü yapar evini toplardım ,bir akşam üzeri eşim vardiya gereği 1 haftalığına gece işine kalmıştı sabaha karşı geliyordu ,gece bir ara kapının arkasında tıkırtı hissettim ,bir karanlık vardı ,gecenin sessizliğinde ,ağız şapırtasına benzer bir ses ve ohhh gibi şeyler duyuyordum ,kim var orda deyince karaltı panikle ve tökezliyerek kaçtı ,elime odunlardan birini aldım ve kapıyı açtım ,bu arada üst katın hafifçe kapandığını duydum ,Herhalde ali bey amca da ne olduğuna bakmak için kapıyı açmıştı ,diye düşündüm ,yerde paspasların üzerinde herzaman alışveriş için dışarı çıktığımda giydiğim arkası açık fazla topuklu olmayan siyah terliklerim vardı ,ve her ikiside adeta ıslanmış gibi parlıyordu ,şaşırmıştım ,birini elime aldığımda ciddende ,terliğin her tarafının yalandığını fark ettim ,bi altı temizlenmemişti ,her yeri sırılsıklamdı ,bir diğerini elime aldığımda şok olmuştum ,onun içerisinde resmen beyaz sıvımsı dölleri gördüm ,ürpererek kapıyı kapadım ,böyle bir şey nasıl olurdu ,sapığın biri terliklerimi resmen yalamış ve içine boşalmıştı ,o anda herşeyi çözdüm çünkü bizim ev müstakil bir evdi 3 katlı birinci kattakiler zaten almanyada idi ,biz orta katta ,ve yukarda ali bey amca ,üstelik sokak kapısı asla açık kalamazdı ,zaten kapanan kapıda ali bey amcanın kapısıydı ,evet terliklerimle ilgilenen oydu ,Sabaha kadar endişe ile birlikte ne yalan söyliyeyim biraz da tahrik olmuş bir şekilde uyuyamadım ,ayaklarıma baktım temizliğe önem verdiğim için her zaman bakımlıydı ,36 numara minicik ayaklar ,demekki onlarla bile yaşı ne kadar geçmiş olsa bile bir erkeği boşaltıyorsam ,güldüm ,ama bişeyler kıpırdıyordu içimden ,telefon çaldı ,telefonda titreyen bir ses tonu ile ali bey amcaydı “””bak yavrum sözümü asla kesme ,beni gördün ,inkar etmiyorum ,sen farkında değilsin ama uzun yıllardan beri o minicik ayaklarının hayali ile yaşıyorum ,onları avuçlarımın arasına alıp saatlerce yalamak emmek istiyorum ,eşinin olmadığı bir gece bana gelmeni ve ayaklarının tadına doyasıya bakmayı istiyorum ,yemin ediyorumki asla sana sahip olup seni sikmeyeceğim ,ve üstelik sana tam 500 milyon vereceğim sadece bir akşam için”””ne dersin ,Donmuş kalmıştım ,cevap bile veremiyordum açıkçası heyacanlanmanın ötesinde 500 milyon üstelik sadece ayaklarımla ilgilenilmesi karşılığı bu para ,kısık sesle yarın akşam diyebildim …rengim kıpkırmızı olmuştu ,ertesi gün nerdeyse akşama kadar ayaklarımla uğraşıp pedikür yaptım kırmızı oje sürdüm ,eşimi uğurladıktan hemen sonra ,telefonum çaldı ,kesin gözlüyordu ,””” yavrum kapının önünde sana bir kaç parça şey bıraktım  onları al giyip geleceksin”””  tamda nasıl ve ne giyinmem gerektiğini düşünürken ,kapıyı açtım poşeti aldım ,poşet dediysem büyük olmayan birşeydi ,içersinde heryeri kapalı abiye sivri burunlu oldukça yüksek topuklu bir ayakkabı ,ve ten rengi likralı kilotlu çorap vardı ,demekki ayaklarımda ince çorap istiyordu ,tek parça bir elbise giydim ,ama içersine hem badi hemde sütyenimi asla ihmal etmeden ,asla ayaklarımdan fazlasını alamazdı ,bu elbiseyi seçmemin nedeni boyunun diz kapağımdan oldukçaaşağıda bir yerlede olması nerdeyse bileklerime inmesiydi ,kilodumun üzerine verdiği ten rengi likralı kilotlu çorapları ve ayakkabıyı giyip yukarı çıktım ,kapıyı açtı aman tanrım çırılçıplaktı ,siki adeta şaha kalkmış durumda bana bakıyordu ,gözlerimi alamıyordum ,o yaşa rağmen bu kadar dik kalın ve pürüzsüz ,üstelik o kadar çok kıl vardıki ,beyazla karışık ,yutkunduğumu hatırlıyorum ,kapıda dudaklarımda dudaklarını hissetiğimde anca kendime gelmiştim ,dudaklarımı alt üst dudaklarımı emiyor dilini ağzıma sokuyordu ,ve siki önüme baskı yapıyordu ,ilk defa kocamdan başka bir erkek üstelik 70 yaşlarına yakın bir amca ,beni emiyor o siki ile önüme baskı yapıyordu ,elleri bir mengene gibi sarmıştı beni ,kalçalarımdan tutmuş kalkmış sikine baskı yaptırıyordu ,ellerim her iki yana sarkmış adeta kollarına bırakmıştım kendimi,elinin tekini çoktan o uzun elbisenin altına sokmuş kilotlu çorapla kaplı kalçalarımı avuçluyordu ,beni üçlü koltuğa oturtup ayaklarımın tekini bir ağzına alışı vardıki ,adeta yalamıyor resmen yiyordu ,böylesini ummamıştım ,tabanlarım ayak parmaklarım topuklarım ,çoraplarımla birlikte su içinde kalmıştı ,ama en çok kilotlu çorap üzerindenamımı adeta ısırarak yalaması emmesi beni mest etmişti ,hepsi bu kadarcık ,evet okuduklarınız ne yazıkki hepsi hayal ürünü ,üstelik benim bile değil eşimin hayali fantazisi ,güya bunu hep istiyormuş seyredecek yetmedi kamerasına alacakmış ,vede kesinlikle yaşlı biri ile olucakmış ,gençler hep bir fazlasını istermiş ,miş miş ,ama unuttuğu en önemli şey ne yazıkki eşini tanımadığı asla bunları yapacak bir karakter ve yapıda olmadığının farkında olmamasıdır…

sex hikaye- sekreterimi becerdim

Kaynak : SEX HİKAYE- SEKRETERİMİ BECERDİMBundan on onbir sene kadar önce idi. Meslek hayatıma atılalı daha bir, bir buçuk sene kadar olmuştu. İşlerimi takip etmek için büromdan ayrıldığımda gelen gidenle ilgilenmesi ve oyalaması için bir sekreter tutmuştum. Ne var ki sekreterimden pek memnun değildim. Lise mezunu ve koca bekleyen, gudubet bir annesi olan ince, narin, asık suratlı ve sinirli bir tipti ve hiç de pas vermiyordu. Bir gün bir dostumun tavsiyesi ile sekreterime yol verdim ve her yola müsait yani kapısı açık bir kızı sekreter olarak işe aldım. Adı Dilek`ti. Dilek, kısa boylu, iri gözlü, esmer ve bakışları ile insana ümit veren modern fikirli bir kızdı. Günler geçmeye başladı. Ben ilk günler ürkütmemek için üstüne gitmedim. Biraz da zamana bıraktım bakalım ne olacak diye. Bu arada bekar olduğum için geceleri de büroya gidiyor ve bira içip televizyon falan seyrediyordum. Bu gecelerde sık sık şüpheli telefonlar geliyordu. Arayan kişi hiç konuşmuyor ve benim sesimi dinliyordu. Bu arayanın Dilek olduğunu sonradan kendisine itiraf ettirecektim. Aradan bir ay    kadar bir zaman geçmişti. Bir gün kolum tutulmuştu ve sık sık ovuşturuyordum. Dilek bunu görünce yanıma geldi ve kolun tutulmuş her halde ben oğuvereyim dedi. Ben de sen bu işten anlar mısın dedim. Evet ben el aldım kısa süre sonra iyileşir dedi ve oğmaya başladı.Gerçekten de kısa bir süre sonra kolum biraz daha iyi olmuştu. Bu arada ellerinin teması da beni hayli etkilemişti. Ertesi günü öğle tatilinde traş olduktan sonra büroma gittim. Biraz sonra da Dilek geldi. Ben kendisine yine kolumun ağrıdığını ve masaj yapmasını istedim ve daha rahat olması için de büronun dışarıdan görülmeyen bölümündeki bir sandalyeye oturdum. Dilek de yanıma geldi ve masaj yapmaya başladı. Masaj aslında bahane idi. Dilek bir süre masaj yaptıktan sonra kolumu bırakarak omuzlarımı ve boynumu da ovmaya başladı. Birden eğilerek yeni tıraş olduğum yüzüme bir öpücük kondurdu. Ben de hiç bekletmeden dudaklarına uzanarak cevap verdim. Onu kucağıma oturtarak uzun uzun doya doya öpüştük. Bu ateşli öpücüğün ardından bayılacak gibi olmuştu. Ohhh dünya varmış alışmış kudurmuştan betermiş diye boşana dememişler dedi. Kapı açık olduğundan her an birisi gelebilirdi. Onun için o günlük o kadarla yetindik. Bir hafta kadar bu şekilde öpüşmelerle geçti. Ben sanki onun bakire olmadığını bilmiyormuş gibi davranıyor fazla üstüne gitmiyordum.bir gün sevişirken birden durdu ve ben kız değilim bunu bilmeni istiyorum dedi. Ben de bunun önemli olmadığını söyledim. Bugün sana istediğini vereceğim dedi ve elini uzatarak fermuarımı açtı. Dimdik olmuş olan yarağımı eline aldı ve eğilerek saksofon çekmeye başladı. Harika bir şekilde yalıyordu. Şžimdiye kadar böylesini görmemiştim. Acayip bir şekilde tahrik olmuştum ve neredeyse gelecektim. Birden saksofon çekmeyi bırakıp arkasını dönerek eteğinin altından donunu sıyırdı ve öne doğru eğildi. Beni bekliyordu. Ne varki bu pozisyon hoşuma gitmemişti. Onu sandalyeye oturttum ve bacaklarını iki yana doğru açarak o güzel amcığını iyice ortaya çıkarttım. Bacaklarından tutarken yarağımı ayarlayarak amına güzel bir    giriş yaptım ve sokup çıkarmaya başladım. Zaten iyice tahrik olduğum için yarım dakika içinde boşaldım. Pantolonumun arka cebinden kağıt mendil kutusunu çıkartarak kağıt mendillerle cinsel organlarımızı temizledik. Dilek herhalde yeni adetten çıkmıştı ki kağıt mendilde biraz pembelik olmuştu. Bu günlük bu kadar yeter, diyerek kilitlemiş olduğumuz kapıyı açarak birer sigara yakarak yorgunluk çayı içtik. Ertesi günü iple çekiyordum. Fakat umduğum gibi olmadı, gelen gidenden ve işlerimden dolayı pek kendisini sıkıştıramadım o da biraz cilveleşip kaçıyordu. Yani gösterip gösterip vermiyordu. Bu arada büroya bir battaniye tedarik ettim. Ertesi günü mesaiden önce büroya gelmek için sözleştik. Ertesi günü saat yedi buçuk sıralarında    büroya geldiğimde o benden önce gelmiş, sobayı yakarak büroyu iyice ısıtmıştı.Ben de battaniyeyi çıkarttım ve sandalyeleri çekerek bir yer açtım ve battaniyeyi bir yatak gibi yere serdim. Artık zevk dakikaları başlamıştı. İkimiz aynı ayna soyunduk ve battaniyenin üzerine yatarak çılgınlar gibi sevişmeye başladık. Pozisyondan pozisyona geçiyorduk. Denemediğimiz pozisyon kalmamıştı. Sonunda ikimiz de bittik ve toparlanarak ortalığı topladık. Saat dokuz olmuştu. O gün nasıl geçti bilemedik. Ertesi günü geldiğinde, dün gece uyuyamadım mahvetmişin dün beni diye cilveli cilveli sitemlerde bulunuyordu. Ondan sonra da bir kaç gün yanıma bile yaklaşmadı. Daha sonraki günlerde de bu ilişkimiz artarak devam etti. Artık karı koca gibi olmuştuk. Birbirimizin kulaklarına aşk sözcükleri fısıldıyor ve her fırsatta sikişiyorduk. Başka maceralarımızı başka hikayelerde anlatacağım.Posted in Adult Hikayeler, Aldatan Kadınların Seks Hikayeleri, Bakire Sex Hikayeleri, Baldız Hikayeleri, Cinsel Hikayeler, Erotik Hikayeler, Gay Hikayeleri, Grup Sex Hikayeleri, Porno Hikayeleri, Seks Hikayeleri, Sex Hikayeleri, Tecavüz Hikayeleri | Tagged SEX HİKAYE- SEKRETERİMİ BECERDİM konusu, SEX HİKAYE- SEKRETERİMİ BECERDİM konusu 2Leave a Reply Click here to cancel reply.Name