6 – Tecavüz Kaçınılmazsa Keyif Almaya hikayesi 55

2 numaralı hikayemde ( http://16honeys.com/stories/lang/tr/read/moisture/posts/401554.html ) Çin’in Guangzhou şehrinde tanıştığım ve o güne kadar gördüğüm en güzel Çinli hatun olan Monica ile yaşadıklarımı anlatmıştım. Yine o yazımda bahsettiğim gibi Monica Çin’in daha orta kısımlarında yer alan küçük bir şehir olan Chengdu’dan olduğunu söylemişti. Öğrendiğim kadarıyla Chengdu, Guangzhou gibi büyük bir sanayi ve liman kenti değil aksine küçük ve daha turistik bir şehirdi. Havasıyla, bizim de rahatlıkla yiyebileceğimiz sebze ağırlıklı lezzetli yemekleri, tarihi ve otantik şehir merkezi ve en önemlisi güzel kızlarıyla ünlü bir şehir. Çin’in en güzel kızları hep Chengdu’dan çıkarmış. Bunun en canlı kanıtı da milyonlarca vasat Çinli kadın arasında Monica gibi doğa üstü güzellikte bir hatunla tanışmış olmamdı. Bir gün Chengdu’ya gitmeyi kafaya koymuştum ama ne zaman nasıl olabileceğini henüz planlamamıştım. Chengdu küçük bir şehir olduğu için iş seyahati için değil ancak bireysel tatilim için gidebilirim diye düşünüyordum.
Monica ile tanışmadan aylar önce Almanya’da bir fuarda tanıştığım bir Çin’li firma vardı. Firmanın ürünleri diğer Çin üretimi ürünlere göre oldukça kaliteli ve dikkat çekiciydi. Firmanın sahibi diğer tüm Çinli firma sahipleri gibi genç bir kadındı. Evet yanlış okumadınız, özellikle Çin’in güney yarısında neredeyse tüm firma sahipleri genç kadınlar. (Bu benim iş yaptığım sektöre özel bir durum da olabilir. Kendi karşılaştığım durum buydu. Aksi olarak erkek firma sahipleri de vardır elbette) Firmaları ve mülkleri kadınlar üzerine yapmak uzun süredir o bölgede bir gelenekmiş. Genelde iyi giyinen, güzel İngilizce konuşan, bakımlı ve oldukça varlıklı genç kadınlar oluyorlar. Bu firmanın sahibi olan kadın her zaman yüksek topuklu, şık ve seksi ayakkabıları, şık giyimi ve kendine özgü, göz alıcı saçı ile dikkat çekici bir Çinli hatundu. Diğer Çinli’ler gibi onun da adını telaffuz edemeyeceğimiz için Laurel takma adını kullanıyordu. Laurel ile Almanya fuarından sonra Milano’daki bir fuarda da karşılaşmıştık. Her ikisinde de uzun süre sohbet etmiş, bir nevi flörtleşmiştik. Ancak önceki yazılarımda da belirttiğim gibi iş yaptığım kişilerle kişisel olarak yakınlaşmamak gibi bir ilkem vardı ve bu konuda oldukça katıydım. Ne olursa olsun bu kuralım Laurel için de bozmayacaktım. Diğer Çin’li kızlardan fark edilir derece güzel olmasına rağmen beni o kadar da çok etkilememişti zaten.
Monica ile tanıştığım Çin ziyaretimde Laurel’ın firmasını da ziyaret etmiştim ve bu defa onlardan önemli miktarda bir sipariş geçmiştim. Laurel’da beni bir akşam yemeğine çıkarmıştı. Oldukça lüks bir Çin restoranıydı. Benim her şeyi yemediğimi bildiği için benim için özel sebze yemekleri yaptırmıştı. Parmaklarımı da birlikte yediğimi hatırlıyorum hala. Yemekte samimileşen sohbetimizde evli olduğunu çok da şirin küçük bir oğlu olduğunu öğrenmiştim. Oğlunun fotoğraflarını gösterirken iyice bana sokulmuş vücuduma temas etmeye başlamıştı. Bu oldukça hoşuma gitse ve tahrik olsam da içimden “iş iştir” diyerek usulca uzaklaştırmıştım kendimi. Bunu fark edince o da daha fazla devam etmemişti. O gece beni otelime kadar şoförü ile bıraktırmıştı.
Yaklaşık 6 ay kadar sonra, çok daha büyük bir sipariş daha vermiştik. Bu sebeple üretim aşamasında fabrikalarına üretim kontrolü yapmak istemiştim. Fabrikalarının Chengdu’da olduğunu duyduğumda yaşadığım keyfi tahmin edebilirsiniz. Muhtemelen o gün akşama kadar yüzümde şapşal bir sırıtma ile gezmiş olabilirim. 3 ay kadar sonra Chengdu’ya gittiğimde Laurel’da “Seni ben ağırlayacağım” demiş, tüm itirazlarıma hatta içten içe gelmesinden dolayı duyduğum kızgınlığa rağmen beni dinlememiş ve daha havaalanından indiğim anda özel şoförlü bir araç ile beni aldırmış ve otelime bıraktırmıştı. Araç ve şoför 3 günlük Chengdu ziyaretimde sürekli benimle olacaktı. O gece için saat oldukça geçti. Çin’in farklı bir şehrinden 3 saatlik uçuşla gelmiş ve yorulmuştum. Odama çekilip uyudum. Sabah erkenden uyandım. Kahvaltıya indiğimde masaların birinde Laurel’ı kahvaltı ederken gördüğümde çok şaşırmıştım. İçimden “ooops!” diye bir ses çıkmış ve sönmüştü. Beni gördüğünde yüzünde gülücükler açtı. Hemen ayağa kalktı ve gelip dostça sarıldı. Beyaz tonlarında kolsuz mini bir elbise giymişti. Ayağında yine her zamanki gibi zarif ve yüksek topuklu ayakkabılar vardı. Sarılırken kollarına dokunmuştum. Teni oldukça hoştu. Sabah kahvaltımı güzel ve bakımlı bir Çin’li hatun ile yapmaya itirazım yoktu elbette. Ancak kahvaltı esnasında benim 3 günlük programımı yaptığını ve bir saniye bile yalnız kalamayacağımı öğrendiğimde resmen yıkılmıştım. Çin’liler misafir ağırlamak konusunda fanatik düzeyde saplantılılar. Her şeyin mükemmel olması ve sizi memnun etmek için akılları zorlayacak düzeyde her şeyi yapabilirler. Halbuki beni memnun etmesi için sadece yalnız bırakması ve benim gönlümce gezerek güzel Chengdu’lu kızlar bulup sabahlara kadar sikişmem yeterliydi. Tabii ki bunu ona söyleyemedim.
Programın ilk gününde kahvaltıdan sonra büyük patroniçe olan kayınvalidesini ziyarete gittik. Eşinin ailesi Chengdu’nun köklü ailelerindenmiş ve bir çok firmaları varmış. Benim iş yaptığım firmayı da işletmesi için Laurel’e vermişler. Laurel benim yanımda hep pozitif, şen şakraktı. Akıcı bir İngilizceyle konuşuyordu. Fakat kayınvalidesinin karşısında farklı bir aksan ile ve neredeyse bir asker edasında hesap vererek konuştuğunu görünce çok şaşırmıştım. Çince konuşması zaten iyice bir tuhaf olmuştu, benim anlamam gereken yerlerde İngilizce konuştuğunda da akıcı İngilizce’si gitmiş, Çinli aksanı ile konuşmaya başlamıştı. Birbirlerine karşı saygıda asla kusur etmiyorlardı, kültürlerini de yozlaştırmıyorlardı. Uzak doğuluların bu özelliği beni her zaman etkilemiştir.
İlk 2 gün yemekler, gösteriler, tarihi yerler, muhteşem ayak ve vücut masajları, bol alkollü eğlenceler eşliğinde geçti. Gittiğimiz her yerde oldukça çekici Chengdu’lu kızlarla karşılaşıyordum ancak Laurel ensemden düşmediği için hiç birisi ile yakınlaşamıyordum. Laurel gerçekten bana müthiş bir turistik deneyim yaşatıyordu ama benim asıl amacım bu değildi ve ben bundan dolayı her gün daha keyifsiz oluyordum. 2 akşam da ayrılırken gözümün içine bakıyordu onu da odama davet edeyim diye ama ben görmezden gelip odama çekilip mutsuz ve azgın bir şekilde uyuyordum.
2. gün üretim kontrolü işini bitirmiştim ve son günü tamamen gezmeye ayırabilirdim. Sabah uyanıp kahvaltıya inerken “ne olur işi falan çıkmış olsun da gelememiş olsun” diye dua ediyordum içimden. Ama tabii ki yine benden önce uyanmış, hazırlanmış ve gelmişti bile. Bugün de açık sarı ve lime tonlarında güzel bir mini elbisesi vardı üstünde. Öğle yemeği için benim acı manyaklığı dediğim bir hot pot restoranında rezervasyon yaptırmıştı. Aklınıza gelen her şeyin türlü türlü acılarla pişirildiği yedikten sonra vücudunuzdan terle bile günlerce acı attığınız sadistçe bir yemek kültürü. Ancak eğlenceli ve lezzetli olduğu da bir gerçek. Restorana giderken artık pes etmiştim, kendimi acının kollarına bırakıp arabesk bir ruh haline girmeye niyetliydim. Restoranın kapısına geldiğimizde yemeğe iki Chengdu güzeli arkadaşının da eşlik edeceğini öğrendiğimde hemen arabeski bırakıp salsa müziklerine hızlı bir geçiş yapmıştım. Laurel çocukluktan beri arkadaş olduklarını söylemiş ve “bugünü birlikte eğlenerek geçirebiliriz” demişti.
Yemekte ben acıdan kıvranırken karşımdaki bir karış hatunların bu kadar acıyı terlemeden yiyor olmaları Türk erkeği gururumu zedelese de altta kalmamaya çalışıyordum. Diğer iki hatun Monica kadar olmasa da gerçekten oldukça güzeldiler. İngilizceleri Laurel kadar akıcı değildi yine de anlaşabiliyorduk. Yemek esnasında ve yemekten sonra gittiğimiz kafede Ashley ve Laurel ağzımın içine düşercesine gözlerini ayırmadan benimle konuşuyorlardı. Diğer hatun Angela benimle fazla ilgilenmediği çok netti. Yine de keyifliydi ve sohbete güzel eşlik ediyordu. Akşam gün batımına doğru Chengdu’nun merkezindeki büyük nehrin yanındaki barlara geçtik. Kaliteli canlı müzik olan, genelde öğrenci ve gençlerin takıldığı mekanlardı. Mekana gittiğimizde bira içmek istediklerini söylediler. Ben de bira ile eşlik etmeye karar verdim. Bir fıçı Heineken söyledik. Zaten gün boyunca hafif hafif ama sürekli alkol almıştık. Bira oldukça iyi gidecekti şimdi. Siparişi vermeden önce kendi aralarında Çince bir şeyler konuştular gülüşerek.
Birayla birlikte shot bardakları ve zarlar geldi masaya. “Bunlar nedir” diye yandan bir bakış atarak sordum. Ashley en güzel bakışlarıyla, beni baştan çıkararak oyun oynayacağımızı ve oyunun kurallarını anlattı. Klasik zar oyunuydu. Her sayının belli bir sonucu vardı. Amaç diğer bütün alkollü oyunlar gibi hızlıca sarhoş olmaktı. Tekila içiyor olsaydık hiç birimizin o geceyi hatırlamayacağı kesindi ancak sonuçta shot bardaklarında bira içecektik. Daha önce hiç shot bardağında bira içmemiş olsam da kesinlikle böyle bir şeyden sarhoş olmayacağımı biliyordum.
Gönül rahatlığıyla oynamaya başladık. Aralarında Çince konuşup sürekli bana içirdiklerinin farkındaydım. Arka arkaya 7 shot, 15 shot, 9 shot böylece devam etti. Çok eğleniyorduk. Masadan gülücükler, kahkahalar, şuh bakışlar eksik olmuyordu. Nasıl olsa sarhoş olup kendimi kaybetme ihtimalim olmadığı için saymadan içiyordum. 45 dk sonra birinci fıçı bitip ikinci fıçıya geçtiğimizde onlar en fazla hatun başına 1-2 shot içmişlerdi. Geri kalan fıçıyı ben bitirmiştim. Birinci fıçıdan sonra sohbet cinsel odaklı olmaya başlamıştı. Uzak doğulular ve westernlerin (bizlere western diyorlar) farklılıkları üzerine cinsel fıkralar, seksi sohbetler devam ediyordu. Bir süre sonra westernleri de bir kenara bırakıp benim üzerimden sohbet dönmeye başlayınca olayın nereye gideceğini fark ettim ancak itiraz edecek organlarım alkol denizinde nefessiz kaldıkları için sesleri çıkamıyordu. Sürekli tuvalete gidip içtiğim miktarı boşaltıp tekrar geliyordum. En son tuvaletten dönüşümde artık düz yürüyemediğimi fark ettim. Bu durumu onlarda fark etmişti. Ashley ve Laurel birer koluma girdiler. Biz sana yardımcı olalım dediler. Masaya oturmama yardım edeceklerini beklerken arabaya inmiş benim otel odama gelmiştik bile. Ben hemen müsaade isteyerek banyoya gittim.
Elimi yüzümü yıkadım, kendime gelmeye çalıştım. Hala birayla nasıl böyle sarhoş olduğumu anlayamıyordum. Sarhoş olup her şeyi berbat ettiğim için özür dilemeyi ve hepsine bu güzel gece için teşekkür etmeyi planladım, aklımı toparlayabildikçe. Bir süre ayılmaya çalıştıktan sonra banyodan çıktım. “Belki de gitmişlerdir bile” diye içimden düşünüyordum.
Ama tuvaletin kapısını açınca dantelli ve jartiyerli açık mavi iç çamaşırları ve elinde küçük siyah bir kırbaç ile Ashley karşımda duruyordu. Durumun şaşkınlığına varamadan güzelliğinden bir kat daha sarhoş olmuştum. Ashley’i ilk gördüğüm andan itibaren çok beğenmiştim. Yarın öğlen uçağa binip başka bir şehre geçmeden önce Chengdu’lu hatun emelime ulaşacağım için de oldukça memnun olarak dudaklarına yapışmak için bir adım attım. Elindeki kırbacı havada savurarak “şlak!” ses çıkarmasını sağladı. O anda neyle karşı karşıya olduğumu anlamaya başlamıştım. İtiraz etmeye de pek niyetim yoktu açıkçası. Banyodan yatak odasına dönen bir kaç adımlık bir koridor vardı. Parmaklarıyla gel işareti yaptı. Topuklu ayakkabılarının üstünde seksi bir kedi gibi kalçalarını kıvırarak yürümeye başladı. Onu takip ettiğimde karşımdaki sahneyi hiç beklemiyordum. Laurel çırılçıplak yatakta sırt üstü uzanmıştı ve deri iç çamaşırlarıyla kalan Angela göğüslerini iştahla yalıyordu. Ashley’de yatağın yanağına gitti ve Laurel’ın bir göğsünü yalamaya başladı. Laurel bundan çok zevk alıyordu. Gözlerini kapamış tadını çıkarıyordu. Bu noktadan sonra zaten iş ilişkisini falan düşünecek değildim. Ancak bu hatunların beni bilerek sarhoş ettiğini, deri iç çamaşırları, kırbacı, yatağın yanında duran kelepçeleri, strapon ve vibratör gibi bir sürü oyuncağı da görünce bu gece bu hatunların tecavüzüne uğrayacağım anladım. Ancak ne karşı koyacak gücüm ne de arzum vardı. Bu anın tadını çıkarmak istiyordum. Tecavüz kaçınılmazsa keyif almaya bakacaksın. “Götü kaybetmem umarım” diye düşünerek yatağa doğru sallana sallana yürüdüm.
Laurel’ın açık bacaklarının arasına başımı gömerek küçük amcığını yalamaya emmeye, ısırmaya başladım. Ben sırılsıklam olmuş amına dudaklarımı yapıştırdığım anda sessiz inlemeleri duyulur hale gelmişti. Amının her noktasını yalayıp, sularını emdikçe üçümüzün altında kıvranıyordu. Bir taraftan da Ashley’nin bana doğru domalmış güzel kalçalarını okşuyordum. Üçünün vücudunda da en ufak bir yağ zerresi yoktu. Vücutları oldukça diri, ciltleri gergin ve aynı zamanda yumuşacıktı. Yarışlar için yetiştirilen cins atları yakından görünce nasıl da o iş için kusursuzca yaratıldıklarını hemen anlarsınız ve bu kusursuz güzellik sizi çok heyecanlandırırsa bu hatunlarda kusursuz vücutları ile bende seks için yaratılmış kusursuz varlıklar oldukları hissini uyandırdı. Monica’dan alışkın olduğum gibi bu hatunlar da oldukça esnek ve sportiftiler. Laurel ve Ashley ile ilgileniyordum. Ancak Angela kendisine dokunmama izin vermemişti. Onun lezbiyen olduğunu anladığımda kendisinden ümidi kestim. Angela daha çok benim asistanım gibiydi ben Laurel ve Ashley ile ilgilenirken benden kalan boşlukları dolduruyor ve zevklerinin artmasını sağlıyordu. Laurel ve Ashley ise biseksüeldi. Benimle, birbirleriyle ve Angela ile ilgileniyorlardı. Tam anlamı ile sarhoş olduğum için ön sevişmelerin ne kadar sürdüğünü net olarak hatırlamıyorum açıkçası. Yine de şunu söyleyebilirim ki müthiş bir deneyimdi. Daha önce 2 hatun ile grup deneyimim olmuştu ama burada yaşadığım çok daha farklı bir şeydi. Bu hatunlar birbirlerini uzun yıllardır tanıyorlardı. Ayrıca western bir erkeği o gece orospuları yapmaya karar verecek kadar da yakındılar birbirlerine. Hava atacağım büyük bir aletim yok. Küçük de olmayan orta büyüklükte orta kalınlıkta bir aletim var. Ancak bu bile uzak doğuda bir hatunun gözlerinin yerinden sökülmesi için yeterli. Beni yatağa yatırıp ellerimi kelepçelediklerinde artık olacak her şeye razı olmak durumundaydım. İki hatun sikimin her zerresini, testislerimi, kasıklarımı, meme uçlarımı, boynumu, dudaklarımı öpüyor küçük ve narin ellerini vücudumda gezdiriyorlardı. Bu böylece saatlerce bile devam etmiş olabilir. Cennette gibi hissediyordum. Zaman kavramım kalmamıştı.
Sikim emilmekten renk değiştirmişti ki Laurel bir hamle yaparak kucağıma çıktı ve sikimin üstüne oturdu. Ben önce Ashley’i sikmek istiyordum aslında ancak sesimi bile çıkaracak halde değildim. Daracık amcığına giren taş gibi sikimin gücüyle Laurel çığlığı bastı. Bunu gören Ashley yüzü Laurel’a dönük bir şekilde amını ağzımın üstüne dayayıp onunla öpüşmeye başladı. İki hatun üzerimde şevişirken bir taraftan am sikiyor, diğer taraftan başka bir amı yalayıp sularını emiyordum. Ellerim bağlı olduğu için acımaya başlamıştı. Ellerimi çözmelerini istiyordum ancak ağzımın üstündeki amdan sesimi duyuramıyordum. O anda gerçekten tecavüze uğruyormuşum gibi hissettim. Ancak o kadar keyif alıyordum ki bundan hiç pişman olmayacağım kesindi. Bir süre sonra Laurel sikimin üstünden kalktı ve kendini strapon takmış Angela’ya teslim etti. Boşta kalan sikimi devralma sırası Ashley’deydi. Aslında ben Chengdu’ya gelirken sadece bunu hayal etmiştim ama çok daha iyisini bulmuştum. Ashley sikimin üstünde kalkıp indikçe daracık amının duvarlarını zorluyordum. Her defasında çığlıklar ve sesli inlemeler ile kendini bana siktiriyordu. Benim de artık dayanacak gücüm kalmamıştı. İnlemeler eşliğinde şiddetli bir şekilde amının içine boşaldım. Ashley henüz boşalmamıştı. Sikimin üstünde hızla oturup kalkmaya devam ediyordu. İçine dolan sıcak döllerimin de etkisiyle olsa gerek o da bir kaç saniye sonra boşaldı. Bir süre bekledikten sonra sikimin üstünden inip yatağın kenarına oturdu ve bacaklarını Laurel’a doğru açtı. Angela’nın straponlar sikmeye devam ettiği Laurel, Ashley’nin amından sızan döllerimi yalayıp temizledikten sonra amını büyük bir iştahla yalamaya devam etti. Kısa bir süre sonra Laurel’da boşalmıştı. Hepimiz tatmin olmuştuk ancak Angela olamamıştı.
Ashley bana doğru geldi. Ellerimi çözdü ve rahatça oturmamı ve izlememi söyledi. Eline bir vibratör alarak Angela’nın yanına gitti. Bu arada Laurel’da straponu devralmıştı. İki hatun birlikte Angela’nın amını, götünü sikip göğüs uçlarını emip ısırıyorlardı. Angela çığlıklar atıyordu. Bu sahne beni çok etkilemişti. Uzak durmak istemedim. Onlar Angela üzerinde çalışırken ben de gidip Ashley’in amını yalamaya başladım. Bu döngü sabaha kadar devam etti. Yorulanın arada dinlenme şansı bulabildiği ama odadaki şehvet dolu seksin hiç durmadan aralıksız devam ettiği Angela ile benim aramdaki sınırın dışında hiç bir sınırın muhteşem bir döngüydü. Herkes birisininin amını ya da götünü sikiyor aynı zamanda bir şeyler emiyordu. Üzerinden en az 2 yıl geçti ancak şu anda bile hatırladığımda sikim taş gibi sertleşiyor.
Sabah kahvaltıya indiğimizde hepimiz yorgunluktan tükenmiş aynı zamanda kurtlar gibi acıkmıştık. Kahvaltıdan sonra odama çıkıp duş alıp hazırlandım. Kızlara bu muhteşem deneyim için çok teşekkür ettim ve havaalanına doğru yola çıktım.
Bu arada götü kaybetmedim. En azından hatırladığım kadarıyla

animal sex hikayesi

Slm ben animal sexsi hep merek Mobil Porno Hikayeleri etmişimdir bir gün cet yapıyordum nikim animal bir ciftle tanıştım birde kopekleri rodi vardı istersem 3 ile birlikte olabilecegimi söyledirler onlara tel num verdim 00 00 beni arayacaklarına söz verdiler bende her zamanki ki gibi bişey cıkmayacagımı bildiğim icin önemsemedim ama saat 12 oldugunda beni gercekten aradılar ha onlar izmirden serpil ve servet bede de kütahyadan ilkay neyse tel sexden bahsettik benden onlar ne isterlerse istesinler yapmamı istediler bende ok dedim .cumartesi sabah izmire   geldim beni garajdan aldılar ikiside cok tatlı insanlar servet 30 serpil 27 yaşlarındalar eve geldigimizde birer kadeh ictikten sonra benim soyunmamı istediler bu arada ikisi bilikte karşında sevişmeye başladılar tabiki onlarda cırılcıplak kalmışlardı serpil iceriye gecip rodiyi getirdi erkek bir   köpek bana onu penisini yalamamı söylediler benim arayıpta bulamadıgım bi şeydi bu elimi rodinin altına götürdüm onun penisini okşaya okşaya   dışarıya cıkartım sonra altına yattım yalamaya başladım yaladıkca büyordu kocama oldu agzıma sıgmıyordu göz ucumla onlara baktıgımda coktan kendilerinden gecmişler serpil servetin penisini yalıyor servette serpilin amını yalıyordu ikiside bagıra bagıra boşaldılar servet benim yanıma geldi beni köpek posuzyonuna getirdi ve arka deliğimi yalamaya başladı serpilde yaragımı yalıyordu alttan rodiyi arkama getirdi arka deliğimi rodi yalamaya başladı cok herika bir duyguydu bu sora rodi üzerime cıkmaya calıştı ama başarılı olamadı servet üzerime cıkardı penisini benim göt deliğime ayarladı rodi öyle bir giriş yaptıki gözlerimde şimşekler caktı nede olsa ilk oluyordu avazım cıktıgı kadar bagırdım altta serpil hızlı bir sekilde yaragımı yalıyor rodi şittetli bir şekilde beni sikiyordu kac kez geldiğimi hatırlamıyorum rodi tüm döllerini icime boşalttı serpilin her tarafı benim döllerimle doldu servet kopegi yabaşca cekti üzerimden şimdi beni seyredin dedi rodinin penisini tekrar diriltmek icin yalamaya başladı serpilde benim yaragımı agzına aldı öyle bir sonuruyordu ki götümün acısını unuttum servet rodinin yargını tekrar kaldırdı poposuna biraz krem sürdü ve   rodiyi üzerine cıkarttı servet benden ustahydı sanırım rodi bir hamlade servetin icine girdi köpegi durdurmak imkansızdı deli gibi gidip geliyor   servet altında zevk cıglıkları atıyordu .bende serpili köpek posuzyonuna getirdim yaragımı poposuna dayadım rodi gibi hızlı bir giriş yaptım saten   am sularından arkası sulu bir şeftaliye benziyordu zorlanmadan icine ta derinliklerine kadar yaragımı icine soktum hızlı bir şekilde serpili sikmeye   başladım cıkardıgımız ses ikimizide tahrik etmiş şak suk sesler arasında ben dahada hızlandım benim hayalarım serpilin poposunu dövüyordu servetin benim ve serpilin sesleri odanın icinde yankılanıyordu serpil iki kez boşalmıştı bile ben bir kez boşaldıgım icin gec geldim ama harikaydı   boşalırken yaragımı cıkartım serpilin agzına verdim hepsini serpil yaladı yuttu bu beni dahada azdırdı serpilin dudaklarına yumuldum kendi döllerimi delicesine serpilin agzından yaladım yuttum bu arada rodi gelmek bilmiyor serveti haşat etmiş servet deli gibi bagırıyor bagıra bagıra başalmıştı serpil   koşarak rodiyi cekti aman allahım one rodinin yaragı kacaman olmuş onu nasıl iceme aldıgımı anlamadım ama buhteşem bir zevk ti bu bir dahaki sefere rodi serpili ben serveti servet beni nasıl siktiğini anlatacagım

melahat yengem (sex hikayesi)

Mobil Porno Hikayeleri Merhaba arkadaşlar ben size melahat yengemi nasıl siktiğimi anlatacağım.Günlerden pazardı.Yengem dışardaydı. çamaşır yıkıyordu.önce evlerine girdim kimseler yoktu.sonra pencereden dışarı baktım.Yengem çamaşır yıkıyordu. Dikkatlice baktım ki yengem eşarbını arkaya atmış.gömleğinin bir iki düğmesi açık kalmış.yengem eğildikçe memeleri görünüyordu.işin kötüsü sallanıyordu.memeleri sallandıkça benim alet ayağa fırlıyordu.dimdik olmuştu.sallandıkça aletimin başı dönüyordu. dayanamadım hemen oracıkta ıkındım 31 çektim rahatladım.birazdaha seyrettim yine canım çekti.yengem işini bitirdi içeri girdi.saklandım hemen.o banyoya girdi.kapıyı kapatmadan soyundu.bende seyrettim.çırılçıplaktı melahat yengem.amı tertemizdi.dayanamadım.hemen girdim yanına.yengem sırtı dönüktü.ben banyoya girmeden soyunmuştum.melahat yengemi arkadan kucakladım.o bağırdı ama işişten geçmişti artık.benim alet götüne yatırdım avuçlarımlada melahat yengemin memelerini sıkıyordum.yengemin memeleri küçüktü ama yumuşacıktı.artık yalamaya başladım. ip kopmuştu ne olacaksa olacaktı artık.hemen yatırdım yengem küvete bir taraftan duşluktan sıcak su akıyordu üzerimize.ne romantizmdi.kucaklayıpbacaklarının arasına girdim.bir an önce bitirmeliydim işimi. dayım heran gelebilirdi.sağolsun dayım yengemin amını benim için bolartmış.çok rahat girmişti.sikimin köküne kadar girdiğini hissettim. çıldırıyordum.artık hayallerimdeki kadın kollarımdaydı.bu ne büyük bir zevkti benim için. bu arada melahat yengemin ıslak dudaklarını emiyordum.bir iki git gelden sonra titreye titreye melahat yengemin balkutusuna yarma şeftalisine boşaldım.rahatlamıştım.yengem o gün bana bayağı kızmıştı ama değdi.artık heran aklıma melahat yengem gelince hemen boşalıp rahatlıyordum. ama gerçekten yengemi sikmek dünyanın en büyük zevki olsa gerek inanıyorum.o benim o istemesede en büyük aşkım. Unutma melahat yenge bekle beni seni yine sikeceğim tadını aldım bir kere senden vazgeçemem ben.seni seviyorum aşkım melahat…

facebook sex hikayesi

Sürekli olarak my nette cetler yapıyordum.Genellikle erkeklerden pasiflere buluşma teklif ediyor ve buluşuncaya emelıme kavuşuyordum.Bir gece 20 sıralarında aynı şehirde olduğumuz brı benle buluşmak istedi ve pasifti.Onu aldım ve evime götürdum.Evde az sohbetten sonra soyunduk ve yatağa gırdık.sevişmeye başladık öpüşüyorduk.Karşılıklı öpüşüyor emiyor yalıyorduk birbirimizi. Benim yarağımı ağzına aldı emmeye başladı.69 olmuştuk o ana elime onunki geçti birde ne göreyim kalın başlı en az 20 cm bir yarak.Benimki ise sadece 13 cm. Şaşırdım o halde olaya devam ettim ama aklım gitmişti.Arkasını döndü ama ben o yaraktan etkilenmiştim ve ereksıyonum olmadı.Oda ben arkana sürtüneyim istersen dedi.Şaşkınlık içindeydim ne dediğimi hatırlamıyorum bile.Arkama çıktı ve bana sürttürmeye pornolari başladı.Arada bir gırıcek gibi oluyordu bende dıkmeye devam ediyordum kıçımı istemeden.Bana sana gecıreyım taşaklarıma kadar deyince iyice şaşırdım ve hayır dedim altından kalktım giyindik çıktık evden.Onu hiç unutamamıştım her an o yarak aklımdaydı.İşte başladım onu düşünmeye kendimi alamıyordum.Bir akşam onu aradım ve buluşalım dedim o işim var başka zaman deyince ben seninkini merak ediyorum dedim o da hemen benim evime geliyorum dedi. Evde buluştuk.Epey sohbetten sonra bana hadı artık soyun dedi. Acayip duygular içinde soyundum götüm ak kabak gibi önündeydi.Ben sadece acı bana ne olur diye bildim.O ise gayet temkinle rahat ol acıtmıycam yavrum seni ibnem yapıcam diye söylenı yordu kızıyordum ama doğrusuda buydu ibnesi olacaktım artık onundaydım.Götümü tükürükledi bolca heyecanla onu hıssetıyordum neyse deliğime dayadı ve üstüme sertçe yattı o andan götümde acıma ve açılma hissettim.Ben acıyla öne kaçmaya çalıştım o da bana dur yapma sakın kaçma kızarım bak diye tehdit adıyordu.Bana ıkında rahat gırsın dedi bende yavaşça ıkınıyordum böyle mücadele devam ederken birden şak diye geçirdi.Anladım başını geçirmişti.Ama deliğim yanıyordu. Kıvranıyordum dur acıdı çıkar tamam dur diyordum o aldırmadan köklemeye çalışı yordu ve sertçe darbelerle yarıya kadar soktu.Ben can havliyle altından kaçtım.Ayakta deliğimden çıkardığı sikine bakıyordum ya nalsı aldım bunu diye mırıldanırken hadi bak bozuldun tam buraya kadar yedin artık rahat sikicem ahadı.Bınbir nazla kandırarak altına aldı yine altındaydım ve deliğim yanıyordu.ama nafile köküne kadar sokamıyor ve bana küfür etmeye başlamıştı.BU ara bana ulan ibne ıkın sana ulan orospu hadi lan karısını sıkecegım ibne hadi lan diye söylenerek kökledi bana ağlamaya başladım ama ağzımdan ne çıktığını fark edemedim hiç.Omuzlarımdan kavramış ve köklüyordu deliğim ah götüm diye diye ağlıyordum.İşini bitirdi.Kalktı ve bana bundan sonra karımsın ne dersem o olacak tamamamı lan dedi ben sessiz kaldım. hafta sonra onun evine çağırdı gittim ve evde 5 dk oturmuştuk ki başkası geldi tanımıyordum onu.Bana Ömer seni sikicek dedi ben hayır lan bu da ne demek artık ya.Deyip itirazlandım ama o nafile bana tokat attı be altına aldı.Soymaya başladı ömerde soyundu Ömer arkamdan o önden bana yükleniyorlardı.Artık Ömer girmişti bana ve sessiz kaldım o anda ağzım dan ıhh ıh Ömer kocacım gibi sözler çıkartıyordum ağzıma takatı koydu ibne senin kocan sadece benim bu tokatın acısıyla ömerın sikişi karıştılar. Götüm bollaşmıştı artık.Ve beni istediğine siktiriyor artık.

Nişantaşı escort
Sefaköy escort
Şirinevler escort

sicak mabedin ozgur ruhlari – seks hikayesi

Mobil Porno Hikayeleri Seks Hikayeleri , Sex Hikayeleri , Erotik Hikayeler , Ensest HikayelerÇok nemli ve sıcak bir Salı günüydü… Fakat sıcağın verdiği halsizlik ve sıkıntının o gün için etkisi yoktu. Kadın, az sonra gelecek olan sevgilisini beklerken heyecan doluydu. Az sonra neler yaşanabileceğini hayal etmişti ama yine de emin değildi. Üzerinde yazlık bir elbise vardı. Göğüslerinin hemen üstünden başlayan elbisesi, dizlerinin biraz altında son buluyordu. İç çamaşırı giymemişti. Salonlarındaki geniş koltuklardan birisine yarı uzanmış halde bekliyordu. Duvardaki saate baktı; dokuzu çeyrek geçiyordu. “Neredeyse gelir” dedi içinden… Beklemek onu rahatsız ediyordu ama bu bekleyiş diğerlerine benzemediği için sorun değildi. Karnının altından mı, yoksa göğsünün altından mı, nereden geldiğini anlayamadığı, onu koltuğunda rahatça uzandırmayan tuhaf bir sızısı vardı. Eskiden aşık olduğunda hissettiği bu tatlı sızıyı hemen tanıyıverdi. Bunu bastırmak için bir sigara yakmayı düşündü. Hemen ayağa kalktı. Kapıdan bir peri kızı gibi süzülerek mutfağa gidiyordu ki kapı çalındı. Aynı sızı, karnında bebek varmışçasına onu tekmelemeye, iç organlarını sıkmaya başladı. Sevindiğini hissetti. Kapıya doğru yöneldi. Derin bir soluk alıp bıraktı ve kapıyı açtı. Karşısında sevgilisi duruyordu. Hafif bir tebessümü yüzüne dağıtarak içeriye buyur etti. Adam içeriye girdi. Ayakkabılarını çıkartı. Yüzünü kadına doğru çevirince göz göze geldiler. Hafifçe birbirlerine sokulup sarıldılar. Adamın elleri kadının belini sarmış durumdaydı. Kadın, başını onun omzuna yaslamış, kollarıyla boynunu sarmıştı. İkisinin de avuç içleri sıcacıktı ve dokundukları yeri yakıyorlardı. Bir müddet böyle kaldıktan sonra ayrıldılar; el ele tutuşup içerideki odaya doğru yürüdüler. Kanepeye oturdular. Bir süre sohbet ettiler. Kadın, mutfaktan birer kahve getirdi. Birisine iki tane kesme şeker, diğerine ise iki tane tatlandırıcı atıp, elleriyle karıştırdı. Adam, bu sırada kadının ellerine baktı. Tam sevdiği gibi büyük ve simetrik kıvrımları olan ellerdi bunlar. Hem sevdiği gibi yarı uzamış tırnaklarını pembe ojeyle boyamıştı. Yine o seviyor diye saçlarını pembe bantla toplamış ve çok hafif göz makyajı yapmıştı. Yeni yaptırdığı havalı saçları ve üzerindeki yazlık elbise ile çok çekici duruyordu. Kahvelerini içmeye başladılar. Her ikisi de neşeli insandı ve konuşacak çok şeyleri oluyordu. Birbiri ardına yaptıkları hoş sohbet ve gülücükler bittikten sonra kahvelerinden son yudumlarını aldılar. İki çift manalı bakan kahverengi gözler birbiriyle kesişti. Adam: “Hadi, hazırlan” dedi. Kadın: “Tamam aşkım” dedi. Ve içeriye, yatak odasına gitti. İçeriye girip oda kapısını kapattı. Kapının üzerindeki askıda asılı pembe geceliğini aldı, yatağının üzerine koydu. Üzerindeki elbiseyi bir çırpıda çıkarttı. Odanın içerisinde çırılçıplaktı. Çekmecesinden en seksi ve küçük kilodunu bulup çıkarttı. Ayaklarını içinden geçirip, pürüzsüz bacaklarından yukarıya doğru çekti ve giydi. Sonra yatağının üzerinden geceliğini aldı ve üzerine geçirdi. O arada bacaklarının titrediğini, çok heyecanlandığını hissetti. Tekrar derin bir nefes alıp bıraktı. İçindeki ince sızı, yerini hazza ve heyecana bırakıyordu. Aynada kendisine baktı. Bandını çıkartıp, saçlarını tekrar topladı ve geri taktı. Geceliğinin ince askıları omuzlarından aşağıya doğru salınarak iniyordu. Dik memelerinin üzerini kapatan geceliği sanki biraz daha kısalmış gibiydi. Poposunun biraz aşağısında son buluyordu. Bacaklarını ve kollarını çok rahat hissetti. Üzerindeki gecelik, bant ve ojeleri ile tam bir uyum içindeki beyaz teni şimdi daha da bir çekiciydi. Her şey hazırdı. Artık içeriye gitmeliydi fakat kendinde bu cesareti bulması lazımdı. Bunu hayal etmek çok zevkli ve kolaydı, ama ya gerçeği?… Gerçeği biraz zorluyordu insanı. Adam bunu anlamış olacak ki yatak odasının kapısını habersizce açarak içeriye girdi. Kadın hem şaşırmış hem de rahatlamıştı. Bu cesur hareket, yaşanacakların da kapısını açmıştı. Odanın içindeki iki sıcak ten birbirini keşfetmeyi isteyerek bekliyordu. Adam kapıyı kapattı ve tepeden tırnağa sevgilisini süzdü. Uzun boyu, geniş omuzları, dolgun vücut hatları ve biraz da ürkekliğiyle, karşısında bir aşk perisinin durduğunu düşündü. Sanki birazdan sırtındaki kılıftan bir tane aşk oku çıkartıp tam kalbine saplayacaktı. Yüz ifadesinde asil, asil olduğu kadar da cesur bir ifade gördü. Kadının biraz daha yanına yaklaşmak için sabırsızlanıyordu. Ama bu anı biraz daha uzatmayı, tadını çıkarmayı istiyordu. Bu sessiz bekleyişte kadın biraz daha rahatlamaya, erkeği olacak sevgilisini biraz daha arzulamaya başladı. Birbirlerine doğru aynı anda birer adım attılar ve tekrar sarıldılar. Ama kapıdaki karşılaşmalarından daha arzulu, sıkar gibi, birbirlerini içlerine çeker gibi sıcak bir sarılmaydı bu. Birbirlerinin çıplak tenlerini ilk kez bu kadar yakından hissetmiş, ilk kez bu kadar iç içe olmuşlardı. Göğüs kafeslerini kıracakmış gibi çarpan iki kalp birbirine “seni seviyorum” diyordu. Adamın elleri kadının belinden aşağıya doğru indi ve geceliğin üzerinden kalçalarına dokundu. Sonra çıplak ve düzgün bacaklarına doğru kaydı. Bu temas kadının içini gıdıklıyordu. Bu tavan yapmış aşırı sıcaklarda adamın avuçlarındaki erotik ateş, kadını hiç bunaltmıyor; aksine, rahatlatıyordu. Bir an için arkalarındaki yatağa uzanacak gibi oldular ama adam buna hemen müsaade etmedi. Kadının arkasını döndürdü ve ellerini kadının göbeğinden dolayarak ona yaslandı. Kadın kendini tamamen erkeğine bırakmıştı. Kendini; onu arzulayan, emin ve güvenli birisine bırakmak güzel bir duyguydu. Adam bir müddet onun boynunu ve kulak memelerini emdi. Bunlar olurken kadının içi titriyor, bütün tüyleri ayağa kalkıyordu. Daha sonra boynundan omuzlarına doğru öperek devam etti. Elleri kadının göbeğinden yukarıya doğru çıktı ve geceliğinin üzerinden iri memelerini avuçladı. Bütün bedeni şehvetle dolan kadının bu hisleri göğüs uçlarından fırlayacak gibiydi. Adam daha sonra ellerini çekti ve geceliğin iki askısını kadının dik ve dolgun omuzlarından aşağıya indirdi. Bir an için geceliği aşağıya doğru düşecek gibi olan kadın, firari geceliğinin üstünü kendi göbek hizasında iki eliyle yakaladı. Şimdi çekici vücudunun üst kısmı çırılçıplaktı. Ve adam hala arkasındaydı… Karşısında duran çıplak omuz ve sırtı iki eliyle masaj yapar gibi okşayan adam, ellerini aşağıya indirdi ve kalçalarını sıkmaya başladı. Bir yandan da dudaklarını kadının sırtında gezdiriyor, onu emiyordu. Biraz sonra yukarıya doğru çıktı ve kadının boynunu öperek devam etti. Şimdi sıra, ne zamandır birleşmeyi bekleyen haz dünyasının kapılarını açan iki ayrı dudaktaydı. Adam kadını kendine doğru çevirirken gecelik aşağıya doğru düştü. Göz göze geldiler ve dudak dudağa öpüşmeye başladılar. Her ikisi de ayakta bir birine yaslanmış vaziyete öpüşüyordu. Adamın üzerinde beyaz bir gömlek ve kot pantolonu vardı. Kadın ise üzerinde sadece iç çamaşırıyla duruyordu. Bir müddet bu şekilde öpüşerek, birbirinin ağızlarının içini keşfederek, dillerini emerek geçti. Adam onu yatağa doğru uzandırdı. Kendisi de yanına uzandı ve sonra kadının üzerine doğru eğildi. Dayanacak durumda değildiler. Kadın onu sararak üzerine doğru çekti ve bacaklarını aralayarak erkeğinin rahatça uzanmasını sağladı. Tekrar öpüşmeye başladılar ama bu seferki daha ıslak ve heyecanlıydı. Nefes nefeseydiler. Kadın erkeğin gömleğinin düğmelerini açmaya başladı ve onu soydu. Erkek de yattığı yerden biraz doğruldu ve pantolonunu çıkartıp attı. İkisi de sadece donlarıyla kalmışlardı. Erkek, kadının dudaklarından, boynuna; boynundan, biraz daha aşağıya inerek memelerine geldi. İki avucuyla onları okşadı ve irileşen meme uçlarını öpüp, emmeye başladı. Her ikisinin de bütün vücudu birbirine temas ediyor ve bu sürtünmeden alınan haz, iniltilere yol açıyordu. Adam heyecanı biraz daha tırmandırmak için memeleri iki avucunda tutarak başını aşağıya doğru indirdi. Küçük öpücüklerle kadının göbeğine indi. Oradan bacaklarına geldi. Kadının kasıklarını emiyor ve öpüyordu. Kulağına gelen iniltiye ve saçlarında dolaşan ateşli ellere aldırış etmeden kadının kilodunu aşağıya doğru indirdi ve bedeninden ayırdı. Çırılçıplak kalan kadın artık iyice ıslanmıştı. Sevgilisinin “kadını” olmayı çok istiyordu. Adam da bir an önce onun “erkeği” olmayı istiyordu. Bu, tuzu alınmış berrak okyanusa atlamak, mavilerin enginliğine sıçramak, dünyanın en rahat yolculuğuna çıkmak ve hayatın temel amacına bir an önce ulaşmak her ikisinin de şu an tek amacıydı. Hayatlarındaki hiçbir şey ve hiç kimse o an için birbirlerinden daha değerli değildi. Adam da üzerindeki son engelden kurtuldu ve sevgilisinin içine girdi. Sanki bir anaforda savrulur gibi sırayla kayboldular… Biraz sonra, ruhları gittiği mutluluk mabedinden henüz dönmeyen iki yorgun beden yan yana uzanıyorlardı…

porno izle
porno
hd porno

dayı kızı ile seks hikayesi

Merhaba okuyucular 18 yaşındayım ankarada yaşıyorum size dayı kızıyla başımdan geçen bi ilişkiyi size anlatacağım.. Dediğim gibi ankarada yaşıyorum akrabalarım herkez buralıdır.burada üniversite okuyorum evime uzak olduğu içinmetro vs ulaşım araçlarıyla gidip geliyorum.dayımlar okul yerleşkesine yakın olduğu için vize zamanları dayımlarda kalıyorum.dayı kızı 30 lu yaşların başında yeni nişanlı bi kadın etine dolgun uzun boylu sarışın dolgun göğüslüdür hep ilgiliyimdir ona karşıorada kaldığım zamanlar uzun uzun konuşur muhabbet ederdik çok yakındık birbirimize ara sıra evde yalnız olduğum zamanlar odasına giripiç çamaşırlarının kurcaladığım koklayarak çektiğim çok olmuştur bi akşam odasında otururken yeni aldığı ruju denemek için dudağına sürdü sonra gelip beni öptü şaşırmıştım ama bi okadarda mutluydum sevişmemiz için bi umut vardı nişanlısıyla sık sık sorunlar yaşıyordu ara sırasütüzgün olduğu zaman dertleşirdik hep suyuna gider iltifat ederdim bi süre sonra kalmaya tekrar gittiğimde dayımlar hastaneye gitmek için hazırlanıyorlardıdayı kızı telefonda nişanlısıyla hararetlice konuşuyordu dayımlar çıktıktan bi süre sonra telefonu kapatıp yere fırlattı hüngür hüngür ağlıyordu bu bi fırsattı hemen sarıldım bi kaç zevke getirici cümleler iltifattan sonra sakinleşip oturduk ona bi süre ince konuştuktan sonra ona açıldım hayranlığımdan bahsettim ve gülümsedihemen yapıştım dudağına oda istekliydi bi süre öpüştük sonra bana olmaz ben nişanlıyım dedi ona nişanlın seni gerçekten hakediyomu diye sorduğumda hayır dedi ona ben seni çok daha hakkettiğimi birlikte olursak bi süre kalbini düzeltebileceğini söyledim ve kendini bana bırakmasını söyledim kaldırıp götürdüm odasına yapıştım dudağına inanılmazdı karşı koymuyordu dudağından gerdanına ordan göğüslerine buse kondura kondura indim tişörtümü çıkardım onunda tişörtünü çıkardıktan sonra yatağa doğru ittim yatakta bi süre öpüştükten sonra sütyenini açma vakti gelmişti arkadan kopcasına uzandımeminmisin diye sordu fazla ileri gitmiyeciğimi söylemiştim ama ona sahip olmamak için zor tutuyordum kopcayı söktüğüm gibi çıkardım attım o hayalini kurduğum dolgun göğüsler karşımda pembe ucluiri başlıydı başladım yalamaya emmeye göğüs ucunu emiyor ısırıyordum ben ısırdıkça o zevkleniyordu uzanıp pantolonunu çözdüm çıkardım kilot üzerinden amını parmaklıyor kıvama getirmeye çalışıyordumküçük parmak darbeleriyle inmeleme sesleri odayı sarmıştı vakti gelmişti çıkardım malı tam sokacakken olmaz yapamam dedi bakire misin diye sorduğum çekindi ama bakire değildi nişanlısı sırf sikmek için birlikteydi zorla şantaj yaparak her gün sikiyordu kızı daha fazla dayanamıyordu istemiyordu onunla sevişmek ama ailesine açıklayamıyordu saçlarını okşayarak her şeyin düzeleciğinio ayının bi daha sana dokunamayacığını söyledim başladım öpmeye o arada yerleştimdim amına başladım gömmeye çat çat çat kız zevkten uçuyordu ama gıkı çıkmıyordu alışkındı sevişmeye amısikilmekten otoyol olmuştu zorlanmadan sikiyordum bi 20 30 dk 2 posta çaktıktan sonra yorulmuştuk kalkıp duş aldıktan sonra ortalığı topladık peşine dayımlar gelmişti o gece konu kapanmıştı artık vizeler olmasa bile nerdeyse her gece orda kalıyor sürekli sevişiyorduk gizlice mezun olduktan sonra okul sonrası yüksek lisans için gitmiştim 1-2 sene sonra döndüğümde evlenmişlerdi öylece kapanmak zorunda kalmıştı..
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Online [Free Watch] Full Movie Daddy’s Home 2 (2017)

Daddy’s Home 2 (2017)

Release : 2017-11-09
Country : United States of America
Language : English,Polski
Runtime : 100
Genre : Drama,Comedy


Streaming Movie Daddy's Home 2 (2017) Online

Synopsis

Watch Daddy’s Home 2 Full Movie Online Free. Movie ‘Daddy’s Home 2’ was released in 2017-11-09 in genre Drama,Comedy.
Brad and Dusty must deal with their intrusive fathers during the holidays.

Streaming Movie Daddy’s Home 2
(2017) Online

Incoming search term :

Watch Daddy’s Home 2 Full Movie Online Free Streaming In HD Quality, watch full Daddy’s Home 2 movie, Watch Daddy’s Home 2 2017
Online Free Viooz, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Free, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Putlocker, film Daddy’s Home 2
online, Streaming Daddy’s Home 2 2017 For Free Online, streaming movie Daddy’s Home 2 2017, Daddy’s Home 2 film trailer,
Daddy’s Home 2 movie trailer, live streaming film Daddy’s Home 2 2017, Streaming Daddy’s Home 2 2017 Online Free Megashare,
movie Daddy’s Home 2 streaming, Watch Daddy’s Home 2 2017 For Free online, film Daddy’s Home 2 2017 online streaming,
download Daddy’s Home 2 2017 movie now, movie Daddy’s Home 2 2017 download, watch full movie Daddy’s Home 2 2017, trailer
film Daddy’s Home 2 2017, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online 123movies, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Free 123movie, Watch
Daddy’s Home 2 2017 Online Free Putlocker, movie Daddy’s Home 2 2017 trailer, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Free
netflix, watch Daddy’s Home 2 film online now, Daddy’s Home 2 2017 movie streaming, Daddy’s Home 2 2017 Watch Online, Watch
Daddy’s Home 2 2017 Online 123movie, download movie Daddy’s Home 2, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Free megashare, watch
Daddy’s Home 2 movie now, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Free hulu, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online Viooz, live streaming
movie Daddy’s Home 2 2017, Daddy’s Home 2 live streaming film online, movie Daddy’s Home 2 2017, Watch Daddy’s Home 2 2017 Online
Megashare.

delicesine ( gay hikayesi )

Merhaba değerli  Mobil Porno Hikayeleri okurları  bi gün yeni eve taşındım evin karşısında bir manavcı vardı manavcıya gittim ihatiyaçlarımı almak için manavcı okadar yakışıklıydıki ne almak istedigini unutacak şekilde bana baktı ve ne lazım diye sordu bende ona öyle bakıyordumki adam gülümsedi vel hasır almak istedigimi aldım para verdim el avucumu tutarak para üstünü verdi bende heycanlandım 2 gün sonra sadece oyurmaya gitim oraya ne iş yaptıgımı sordu hiç yeni taşındım dedim daha iş aramaya çıkmadım ben de çalış dedi sebze meyveleri düz gün tutarsın düşünürüm dedim.( ) ve gittim eve akşam oldu kapı çaldı o gelmişti içeri aldım ve evi yeni düzene sokmaya başlamıştım evde erkek posterlerini görünce benim gey oldugumu kendince anladı ama bi şey demedi kararımı sordu tamam dedim ve ertesi gün işe başladım hergün onu görmekten bıkmıyordum ve benim onu izledigimi fark etti sik sik bıkmadan akşam oldu dışardaki meyve sebzeleri içeri alam kapatalım dedi tmm dedim bizde hepsıni içeri almaya başladık ve bitirdik 10 dakika kadar oturduk ne içersin diye sordu ende hiç dedim o su içmeye başladı ve su içerken dudakları öyle nemli olmuştu ki onları bi öpebilsem kendi kendime diyorum sonra sandalyeye oturdu oda bana niye gözünü bende ayırmıyorsun diye sordu bende sana öyle geliyor dedim oda ya benim boynum çok arıyor dedi bende istersen ovayım dedim tamam dedi biraz ovdum ellerime dokunmaya başladı bende elimi çektim oda aya kalktı kapıyı içerden kilitledi ve ne yersin diye sordu bende ne getirsen dedim oda muz getirdi soyarak bana verdi sonra yere örtü attı gel dedi elimden tutup yere uzandırdı ve dudaklarımı öpmeye başladı bende zevke geldim sıcak bir şekilde öpüşüyorduk.( ) sonra kemerini açtı elimi yarağına verdi ondan sonra beni soymaya başladı her yerimi yaladı ve ağzıma yarağını uzattı ağzıma alırken yaşadığım en güzel andı ve bende seve seve yalıyordum sonra yarağını götüme yönlendirdi ben çekindim olmaz dedim çünkü daha önce hiç ilişkiye girmemiştim sonra öpüşmeye devam ettik yine götüme yönlendi olmaz dedim niye diye sordu ben ilişkiye hiç girmemişim dedim şaşırdı ve aya kalktı giyin meye başladı ne oluyor diye sordum olmaz yapamam dedi başım ağrır dedi ya sadece sevişelim lütfen dedim olmaz başım ağrır dedi ben gel dedim yok sa bağırırım dedim geldi yine soyundu seviş meye devam ettik sonra ben yarağını kendime çekmeye başladım istediğimi söyledim oda güldü ve aya kalkıp muz getirdi ve muzu ezip yarağına ve götüme sürmeye başladı ve yarağını götüme hafifçe doğrulmaya başladı ve braz içeri girdi sonra yarısını soktu sonra tümünü ve çok güzeldi hızlandı hızlandı mermi atar gibi 5 dakika sonra yavaşladı gevşedi ve bende götümde bi sıcaklık hisettim sonra yarağını çıkar dı ağzıma verdi ağzımada biraz boşalttı sonra aya kaldırdı azımı i öperek boşalttıgını azına alıp tükürdü çok güzeldi dedi bende bidaha gel dedim birazda öteki sefere bırak dedi .   ilişkimiz hala sürüyor .        

Kankamla yaşadığım seks hikayesi

Benim adım Begüm ve sizlerle paylaşımda bulunmak istediğim bir sex hikayeleri anım var. Bu sex hikayeleri anımı arkadaş bildiğim eski bir çocukla yaşadım. Öncelikle fiziki özelliklerimden bahsedeceğim sizlere. 1.58 boyunda gayet güzel yüzlü bir bayanım. Götümü daha önce sevgilim siktiği için götüm oval bir şekilde dışarı çıkık durumda. Memelerim boyum kısa olduğu için çok kocamanlardır. Hep dekolte giyinmeyi sevdiğim için erkekler memelerime bakıp dururlar. Onların pantolonlarını delip geçecek kadar sertleşen aletlerini düşünüp amcığımı parmakladığım çok olmuştur. Her neyse bana arkadaş gibi yaklaşıp sonra beni siken çocuk Cenk’ten bahsedeyim sizlere. Cenk sporcu ve yalnız yaşayan biri. İsminin tüm sıfatlarını taşıyor yani.
Bir gün üniversiteden çıkmış yurt odama gitmek için yola çıkmıştım ki. Arabayla yanıma yaklaşan birini gördüm. Herhâlde adres soracak derken açılan camda Cenk’in yüzünü görünce aa naber diye bir muhabbet başladı. Cenk ile ayak üstü bir 5 dakika konuşunca atla bir şeyler içelim dedi bana. Tamam olur kankam diyerek atladım arabasına. Yine o gün dekolte giyinmiş ve altımda da beyaz kısa bir şortum vardı. Götüm karpuz şeklinde belli oluyordu. Cenk ile bir kafeye gidip uzun saatler boyunca oturup muhabbet ettik. Kalkmaya yakın Cenk gitme eve gel benim yanımda kal diye ısrar edince arkadaşımla kalmam normal olduğu için kabul ettim. Cenk koluma girip bana sana on numara bir yatak hazırlayacağım göreceksin diyerek gülünce bende evini merak ettiğimi söyleyerek buna memnun olurum dedim.
Araba ile cenk beni evine götürmüştü. Asansörde yanyana duruyorduk ve cenk ile şakalaşarak yukarı çıkıyorduk. Cenk nihayet geldik diyerek asansörün kapısını açıp direk kapıya yöneldi. İçeriye girdiğimizde Cenk’in gerçekten çok güzel bir evi olduğunu düşündüm. Cenk sen tur ben bir şeyler hazırlarım dediğinde dur ben de mutfağı göreyim dedim. Cenk ile daracık mutfağa girdiğimizde cenk bana el kol şakaları yapıp duruyordu. Arkamdan sarılıp boynuma gelip seni ham yaparım kanka diye boynumu ısırıyordu. Bu arada kalkmış olan siki götümün arasına kadar gelmişti. Cenk yapmaz beni sikmez diye düşünüp herhalde güzel götüm onu azdırmıştı sadece diye düşünerek sallamadım ama cenk arkadan iyice bastırıp boynumu yalamaya başlamıştı.
Cenk şakanın tadını kaçırdın deyip ittirmeye çalıştığımda Cenk beni kucağına alıp yatak odasına doğru götürmeye başladı. Cenk ne yapıyorsun sen diye söyleniyordum ama cenk beni yatağın üstüne atıp önümde soyununca anladım bu beni sikecek. Kaslı vücudunu önümde açarak resmen bana şov yapıyordu. Sonra kalın yarrağı boxerından fırlar gibi çıktı. Cenk üstüme çıkmaya başlamıştı ve kalın yarrağı göbeğimdeydi artık. Dudaklarıma yapışıp beni öpmeye başladı. Ben diretiyordum ama Cenk durmuyor dudaklarımı öpüp duruyordu. En sonunda şortumu sıyırıp külotumu çıkarıp yalamaya başlamıştı. Sonra tekrar üzerime çıkıp memelerimi meydana çıkarıp emmeye başlamıştı. Kankam benim bana kızmıyorsun değil mi diye sorunca ben de Cenk en azından ben sikeceğini söyliyebilirdin korkuttun beni dedim ve hıh yaptım. Cenk kankacım benim hadi gönül yapma öp dudaklarımdan beni seni seviyorum ve en yakın arkadaşımsın dedi bana. Ben de tamam o zaman kanka deyip dudaklarına yapıştım. Cenk dudaklarımı sömürüyordu ben de yarrağını alttan sıvazlıyordum. En sonunda cenk kalın yarrağını amcığımın duvarlarına dayayıp kanka içine girip sikeceğim şimdi seni istermisin diye sordu. Ben de kanka bu kadar geldin sokmassan ayıp olur. Baksana ne kadar tatlı amcığım var sokmanı ve onu sikmeni bekliyor dedim. Cenk hemen kalın yarrağını amcığıma sokup dudaklarımı daha sert sömürmeye başladı. Amcığıma girip çıkan yarrak benim canımı acıtıyordu ama aldığım zevk çok başkaydı. Cenk şap şap şap en yakın kankasını sikiyordu. Dur cenk ah ah ah şap şap ah dur cenk yavaş ahh ah yavaş ol aşkım hadi sik sok tekrar off sik amcığımı yanıyorum mahvoldum of ah ah ah oh diye inliyorduk. Cenk beni 15 dakika sikip göbeğime boşaldı. Sonra temizlenip tekrar yatağına geldiğimde baktım tekrar yarrağı kalkmış. Kalkık olan sikini emmeye öpmeye başladım. Cenk aşkım çok büyük bu sik beni mahvettin diye daha da azdırıyordum. Cenk saçlarımdan tutup kucağına alıp beni zıplata zıplata kucağında sikti.
O gece cenk hayvanlar gibi beni sikip perişan etti. Canım kankam benim. O geceden sonra her akşam evine gidiyor yarrağının kafasına oturup kankam ile güzel zamanlar geçiriyordum. Sex hikayeleri anımı okuduğunuz için herkese teşekkürler.

eşimin ilgisizliği ( uzun sex hikayesi )

          -“Tiyatro gösterisi bu akşam… Geleceksin değil mi?”  diye sordum nescafe fincanının üzerinden…-“Yetişmeye çalışırım, işler çok yoğun bugünlerde…” diye homurdandı kocam gazeteden başını kaldırmadan…Ayı, konuşmak için az önce yeni ısırdığı tostunu yutmayı beklememişti. Ağzını açtığında yediği tostun ayrıntılarını görmek zorunda kaldım bir an, aceleyle gözlerimi bu iğrenç manzaradan kaçırıp midemin bulantısını güçlükle bastırdım.  Artık oğlunun rol aldığı oyuna baba olarak gelmesinin şart olduğunu anlatmaya, gelmesi için ısrar etmeye gücüm kalmamıştı. İçimi çekerek omzumu silktim. On yıldır evliydim bu adamla ve biliyordum ki ne kadar dil döksem, yine bildiğini okuyacaktı. Ve hala yemek yerken konuşmaması gerektiğini öğrenememiş bir ayı ile evli olduğum gerçeğini değiştiremeyecektim.Kalkıp az önce okul servisine yetişmek için koşarak çıkan minik oğlumun odasını toplamaya gittim. Bir yandan da neden bu adama katlanıyorum hala diye düşünüyordum. Oğlumun pijamasını katlamak için elime aldığımda kokusunu içime çektim. İşte buydu sebebi… Oğlum… Onun mutsuz olmasına, anne babasının boşanma aşamalarını izlemesine dayanamazdım. Oğlum evdeyken kocamla tartışmıyordum bile kavgamıza tanık olmaması, etkilenmemesi için… İçime atıyordum her şeyi…Görücü usulü evlendiğim, 17 yaşımdayken ailemden istemeye geldiklerinde zenginliğiyle, parasıyla gözünü kamaştırdığı babamın damat diye üstüne atladığı adam, evlendikten sonra baş başa yaşamaya başladığımızda gerçek yüzünü göstermişti bana… Kadın ruhundan anlamayan, benimle vakit geçirmektense erkek arkadaşlarıyla maç, balık, kumar muhabbetini daha çok seven,  ev ve aile kavramlarını sadece ihtiyaçları maddi yönden gidermek olarak algılayan bir erkek…İlk evlendiğimiz dönemde bana olan ilgisi kısa zamanda alışkanlığa dönüşerek bitmişti. Hele çocuğumuz doğduktan sonra karı koca ilişkimiz iyice kötülemişti. Evde kadın var mı yok mu görmüyor, canı istediğinde ya da benim zorlamamla yatıyordu benimle… O yatma da öyle kısa sürüyordu ki daha ben ne olduğunu anlayamadan bitiveriyor, sırtını dönüp horlamaya başlıyordu.İlgisini çekebilmeyi denedim bir süre… Kıskandırmak istedim. Çocuk yokken açık saçık giyindim, iç çamaşırı kullanmadım. Dışarıda uzun bacaklarımı gösteren mini etekler, yırtmaçlar, dekolte bluzlar giydim. Ama maalesef, adam umursamıyor bile, tam bir kör… Genç bir kadınım. Tam seksi doyasıya yaşamam gereken bir yaştayım. Benim de ihtiyaçlarım var. Utanarak söylemek zorundayım, hem de oldukça fazla ihtiyacım var. Sürekli sekse aç olduğumdan mı abartıyorum bilmiyorum ama yabancı bir erkek elimi tutsa değişik duygulara kapılmaya başladım. Hele Kemal…Oğlumun sınıf öğretmeni Kemal… O aklıma gelince ürpererek gözlerimi kapadım. Oğlumun okulunda okul aile birliği başkanı seçilmiştim. Öğretmeni genç ve yakışıklı biriydi ve bekardı.  Toplantılarda sürekli beraber oluyorduk. Hele bu sene oğlumun okulda yapılacak gösteri ve oyun için her gün çalışmalara katılması nedeniyle daha sık görmeye başlamıştım onu… Provalara beraber gidiyorduk. Oyunun başarılı olması için sürekli ilgileniyor, giysilere, çocukların hazırlanmasına, her şeye koşturuyordum. Çocuklara oynayacakları roller ve ezberleri için yardım ediyordum. Kemal bey yanıma gelip bir şeyler söylüyor, bir şeyler istiyor, bir telaşla günlerimiz birlikte geçiyordu.Okulun tiyatro salonunda hazırlanıyorlardı gösteriye.. Arkada minik bir kulisi vardı. Çocukların giysileri, dekorlarla doluydu daracık yer… Etrafımızda minikler cıvıl cıvıl, onları zaptetmeye çalışırken, içeriye dışarıya gidip geliyor, şakalar yapıp gülüşüyorduk. Bir ara çocuklar ve Kemal beyin içeriye gireceği sırada ben çıkmak istedim, ikimiz aynı anda kapıda sıkıştık. Geçmek isterken bedenlerimiz birbirine yapıştı, göğüslerim onun göğsünde ezildi. Bir başka gün başroldeki çocuğa yapacağı takla hareketlerini ikimiz beraber gösteriyorduk. Dengesini kaybeden çocuğu düşmemesi için ikimiz iki yanından atılınca eli benim göğsüme geldi, straplez bluzumun üzerinden göğsümü tuttu. Çocuğu düzeltene kadar o şekilde kaldı eli… Ne yaptığını anlayınca da göz göze geldik. Ateşe değmiş gibi elini çekti. Yüzü kızardı,-“Şey, özür dilerim… İnanın bilerek olmadı…” dedi.-“Olur böyle şeyler hocam, önemli değil, kendinizi üzmeyin…” diyerek gülümsedim. Ama içim içime sığmıyordu. Bilerek yapıp yapmadığı konusunda emin değildim.O günden sonra ilişkimiz değişti. Sizli bizli olmaktan çıkmıştık. Ne zaman baksam bakışlarını üzerimde yakalıyordum. Yeni yetme çocuklar gibi telaşla başını çeviriyor, kızarıyordu yakalandığında… Benim de hoşuma gidiyordu onu etkilemek… Eh, güzel kadınım ne yalan söyleyeyim… Hele artık tarz haline haline getirdiğim açık giysilerim, mini eteklerimle her görenin baktığı bir kadınım… Benden genç olmasına rağmen bu yakışıklı öğretmenin ilgisini çekmek kadınlık gururumu okşuyordu. Provalarda bana dokunuşları, güzel gülüşü, bana hayran bakışları geceleri rüyalarıma girmeye başlamıştı. Kocam yanımda yatarken, üstüme çıkıp bacaklarımın arasında gidip gelirken ben gözlerimi yumup O’nu, onunla seviştiğimi hayal ediyordum. Her gece değişik senaryolar yazıyor, kuliste, sahnede, evimde, yatağımda Kemal’le sevişirken boşalıyordum.Sonunda gösteriyi yaptık. Kocam başladıktan sonra geldi. Bitmesine yakın da işi olduğunu bahane edip ayrıldı. Benimse telaştan onu görecek gözüm yoktu. Çocuklar çok başarılı oldular. Diğer birkaç veliyle beraber çocuklara yardım ediyor, sahne giysilerini değiştiriyor, koşuşturuyordum. Oyun ve bizim telaşımız bitti, herkes beğendi. Seyirciler oyun sonunda alkışlarken Kemal elimden tutup unutulmaz maddi ve manevi yardımlarım nedeniyle sahneye beni de çıkardı. Utandım, yüzüm kızardı. Etrafımızdaki miniklerle beraber, Kemal’in eli elimde seyircileri selamlarken çok mutlu oldum.Herkes dağıldı. Oğlum dışarıda bizi beklerken biz aceleyle sahne arkasında gelişigüzel saçılmış giysileri toparladık. Son elbiseyi askılayıp yerine koyarken ellerimiz birbirine değdi. Elektrik çarpmış gibi oldum. Gözgöze geldik. Çok sevinçliydi.-“Her şey için teşekkür ederim Gül…” dedi o sevinçle, kollarını açıp sımsıkı sarıldı. Beklemiyordum, şaşırıp kaldım. Bir şeyler mırıldanıp sevincine ortak olmak için ben de ona sarıldım. Göğüslerim ezildi, öyle sıkıyordu beni kollarında… Traş losyonuyla karışık erkek kokusunu alabiliyordum. Daha  doyamadan da bıraktı beni… Utanmış, yüzü kızarmıştı. Benim de… Ama benim kızarıklığım utanmaktan değil, içimdeki ateştendi. Kollarının arasında biraz daha kalabilmek için çok şey verebilirdim.-“Şey… Özür dilerim… Sevinçten…” dedi. Gülümsedim, elimi koluna koydum,-“Özür dilemene gerek yok Kemal… Ben de senin kadar seviniyorum. Çok güzel oldu her şey… Beni onore ettiğin için ayrıca teşekkür ederim…”Gözgöze geldik bir an… Bir şeyler söylemek istedi, vazgeçti. Onun yerine ışığı kapatıp bizi bekleyen oğlumun yanına gittik. Eve nasıl döneceğimizi düşünmeyen kocamın yerine Kemal arabasıyla bizi eve bıraktı. Arabadan inip vedalaşırken elimi sıktı. Normalden biraz daha uzun tuttuğu elimi kavrayan eli ateş gibi yanıyordu..  Ürperdim. İlk kez flörtüyle çıkan bir genç kız gibi heyecanlıydım.Gece yatakta dönüp durdum. Kendimi o sahne arkasında Kemal ile birlikte hayal ettim. Ne sahneler kurdum… İkimiz yalnızız… Öpüşüyoruz, koklaşıyoruz… Mini eteğimi kaldırıp külodumu aşağıya sıyırıyor, kadınlığımı yalıyor… Duvara yaslayıp, bacağımı kaldırıyor… Sırtım duvarda, bacaklarım beline dolanmış vaziyette ayakta gidip geliyor içimde… Askılardaki sahne giysilerini yere atıp yatak yapıyoruz kendimize, yerde bacaklarımı açıp içime giriyor, kıyasıya beceriyor beni… Offf….Ertesi gün cumartesiydi, veli  toplantısı vardı. Kahvaltıda eşime, kabul etmesinden korka korka,“Dün çok yoruldum, veli toplantısına babası olarak sen git bugün…” dedim. Yüzünü buruşturdu,“Benim bugün işim var, geç geleceğim, sen halledersin… Beni uğraştırma öğretmenle müdürle… Sen git, ben oğlanı annemlere bırakırım…” dedi ve çocuğu alarak çıktı.Gerçekten korkmuştum kabul edecek diye… Kemal’i görecektim bugün… Yine… Yalnız kalınca sevinçle, içim coşarak banyoya koştum. Kokulu şampuanlarla küvetin içinde kendimi dinlendirip zaten her zaman bakımlı olan bedenimin her yerinin temizliğini yaptım. Pırıl pırıl, kaymak gibi olmuştum.Güzelleşmek için aynanın karşısına geçtim, makyajımı yaptım. Düğüne gidermiş gibi en seksi iç çamaşırlarımı, mini etekli döpiyes elbisemi, yüksek topuklu ayakkabılarımı giyip okula gittim.  Çok fazla veli gelmemişti. Sınıfta toplandık.Kemal sınıftan içeriye girip bizi selamladı. Ön sırada beni görünce gözleri parladı gibi geldi bana… Çocukların minik sandalyesine oturunca mini etekli, parlak çorap giydiğim bacaklarım meydana çıkmıştı iyice… O tahtanın önünde velilerle konuşurken sık sık bana bakıyordu. Bana baktığı anlarda gözleriyle beni soyduğunu hissediyordum. Öyle ateşli bakıyordu ki,  gözlerimi kaçırmak zorunda kalıyor, sonra yeniden bakıyor, diğer velilerle konuşurken onun yakışıklı yüzünü seyrediyor, hayallere dalıyordum.Veli toplantısı bir saat falan sürdü. Herkes çıkmaya başladı. Sınıfın kapısında bir başka veli olan bayan arkadaşla sohbet ederken yanımıza geldi. İkimize birden hitap ediyordu,-“Bugün gerçekten sevindim geldiğiniz için, size teşekkür etmek istemiştim. Bir de sizden ayrıca bir fikir almak istedim.” Yanımdaki arkadaş,-“Tabi hocam, konu neydi?” diye sordu.-“Yeni bir daire kiraladım da… Sizin zevkiniz güzeldir. Fikirlerinize ihtiyacım var. Ne olur, müsaitseniz bir bakmanızı isteyecektim. Bir de sizin tanıdıklarınız vardır, eşya alacaktım oturma grubu,  perde gibi… Bayan olarak bana yardımcı olursanız sevinirim” dedi gözümün içine bakarak…-“Tabi hocam, ne demek… Size yardımcı olmak bizim görevimiz… Tanıdığım mobilyacı ve perdeci var. Beraber gider, sizi onlarla tanıştırırım, indirim de yaptırırız…” dedim.Biz iki bayan okuldan çıkıp Kemal öğretmenle beraber önce mobilyacıya gittik. Oturma grubu, yemek ve yatak odası beğendik. Benim beğendiğim ve gösterdiğim takımı almaya karar verdi hemen… Perdeciye gidip perdelerin desenini de beraber bakıp seçtik. Yalnız pencerelerin ölçülerini almamış Kemal, Böyle gezerken yanımızdaki bayan arkadaşa telefon geldi,-“Arkadaşlar, bana müsaade… Eşim gelecek, benim gitmem lazım…” diyerek yanımızdan aceleyle ayrıldı. Kemal üzülmüş görünüyordu,-“Hay allah, ben de size evimi göstermek istiyordum fikir vermeniz için… Üzüldüm şimdi…” dedi. Yüzüne baktım,-“Neden üzüldün Kemal, anlayamadım…” dedim.-“Ayla hanım gittiğine göre senin evine tek başına gelmeni teklif edemem, yakışık almaz. Ona üzüldüm.” Gülerek kolunu tuttum…-“Aman Kemal… Dert ettiğin şeye bakar mısın? Neler de düşünüyorsun böyle sen? Neden gelemezmişim, yabancı mıyız biz? Bunca zamandır okulda birlikteyiz. Bana yabancı muamelesi yapmana kırıldım şimdi… Aşk olsun…” dedim.Ölçüleri almak için perdeciden metre istedik. Arabasına binip evine doğru yola koyulduk. Koltukta ona doğru dönüp oturuyordum. Göz ucuyla bacaklarıma baktığını fark ettim. Işıklarda durduğunda bana dönerek konuşuyor, espriler yapıyor, sohbet ediyorduk. İçim kaynıyordu sevinçten…Eve geldik. Dairesine çıktık. Fazla büyük değildi fakat manzarası mükemmeldi. Balkona çıkardı beni, deniz görüyordu ev, imbat rüzgarı esiyor, fırıl fırıl insanı serinletiyordu. Bayılmıştım.Biz balkondayken siparişini verdiğimiz mobilyaların geldiğini gördük. Yarım saat içinde her şey taşınmış, gardrop, dolaplar, yatak monte edilmişti bile yerlerine… Ceketimi çıkardım, askılı bluzumla odaları dolaşıp pencerelerin perde ölçülerini almaya başladık biz de…Yatak odasını ölçerken hayli geniş yatağa baktım yan gözle… Örtüleri yoktu, yeni alınmış ikiz yatak ambalajıyla öylesine konuluvermişti bazanın üzerine… Yatağın yan tarafında duvara monte edilen gardrobun önünde boydan boya aynalı sürgü kapaklar vardı. Ölçüleri alırken bir yandan da aklım şeytanlığa çalışıyordu. Kemal bu geniş yatakta sevişirken o gardrop aynalarında kendini de görecekti. İçim bir hoş oldu. Ürperip kendime gelmeye çalıştım.Salona geçtik. Koltuk takımı öylesine konulmuştu. Yerini beğenmedim, değiştirmek için üçlü koltuğun bir kenarına asıldım, yerinden oynamadı. Kemal gelip yardım etti. Koltuğun ucunu düzeltmek için eğildim, duvara doğru iterken bluzumun yakasından görünen göğüs dekolteme baktığını fark ettim.İstifimi bozmadım, tam aksine, iyice görsün görülecek ne varsa diyerek yaptığım işi uzattım. Kendimi onunla iki sevgili olarak hayal ettim. Yaramazlığım üstümdeydi yine…  İşim bitince oturup şöyle bir baktık beraber, beğendik.-“Of, iş yapınca susadım ben Kemal…” dedim.-“Mutfakta her şey var Gül…” dedi. “Ne istersen vereyim…”-“Yok, hayır, bu evde kadın olarak ben varım, ben yaparım…” diyerek her anlama çekebileceği bir cümle kurup mutfağa geçtim.Eski oturduğu evin mutfak eşyalarını getirmiş, kullanmaya bile başlamıştı gerçekten… Birer neskafe yapmak için işe giriştim. Hiç ses çıkarmadan kenarda duruyor, beni izliyordu.-“Ne oldu Kemal bey? Sesiniz çıkmıyor, daldınız?” dedim-“Hiç… Senin gibi güzel bir bayanın elinden çoktandır bir şeyler içmemiştim… Hele bu bekar evimde, mutfağımda bana kahve yapman… Büyülendim…”  İltifatlara alışıktım ama onun ağzından duymak bir başka olmuştu.-“Şımartma beni lütfen…” diyebildim.-“Gerçek söylüyorum Gül…” dedi ve yanıma gelip omzuma elini attı. Çıplak tenimde elinin temasıyla irkildim. Az kalsın elimdeki fincanı düşürecektim. “Gerçekten yaptığın her şey için çok teşekkür ederim.”Bana kalsa ve biraz daha bu durum devam ederse hemen kucağına atlayacaktım. Gözlerimi kapadım bir an ve açılıp kapanan burun deliklerime o mis gibi erkek kokusunu çektim. Bu delirtici koku ve dalyan gibi erkeksi görünüşü, hemen yanıbaşımda duruşu, elinin teması beni azdırıyordu. Tüm kadınlık duyularımın ayaklandığını hissediyordum. Ama yapamadım. Onun yerine,-“Hadi içeriye gidelim, oturalım. Kahvelerimizi içerken ben biraz dinleneyim. Bu yüksek topuklar ayaklarımı ağrıttı. Uzun zamandır ayaktayım.” Diyebildim. İçeriye salona gittik. Yeni gelen koltuğa kendimi attım. Kahvemi yudumlamaya başladım. Ayaklarım gerçekten sızlıyordu.-“İstersen ayakkabılarını çıkar, rahat edersin, ayakların dinlenir…” dedi Kemal… Hemen ayağımdan çıkardım ayakkabıları, zavallı ayak parmaklarımı rahatlatmak için bacak bacak üzerine atıp eğildim, çorapların üzerinden masaj yapmaya çalıştım. Kemal gözlerini ayırmadan bana, ayaklarıma bakıyordu. Bacak bacak üstüne atınca eteğim sıyrılmıştı biraz, yine aldırmadım. Biraz sonra içeriye gitti, elinde bir plastik geniş kap ve suyla geldi. Kabı önüme koyup içini suyla doldurdu.-“Bu ne Kemal?” diye sordum merakla…-“İçeride tuzlu su yaptım. Ayaklarını sok, rahatlasın. Benim yüzümden oldu bunlar… Ayacıkların yoruldu.” dedi.-“Suya sokamam, ayağımda çoraplarım var.” Diye itiraz ettim. Arkasını döndü,-“Hadi çıkar lütfen… Bekliyorum”diyerek üsteledi. Eteğimi kaldırıp çorapları çıkardım ayağımdan… Şimdi bacaklarım bembeyaz meydandaydı. Ayağımı kabın içindeki suya soktum. Gerçekten iyi gelmişti. Suyun sesini duyunca döndü,-“Nasıl? Rahatladın mı?”-“Evet, çok iyi geldi doğrusu…”-“İstersen parmak uçlarına masaj yapabilirim. Çok iyi masaj yaparım…” diyerek sağ ayağımı eline alıverdi benden yanıt beklemeden, ıslak ayağımı dizlerine kaldırıp ayak parmaklarımı ovmaya, masaj yapmaya başladı. Sol ayağım yerde,  suyun içinde, sağ dizim havada, ayağım onun kucağındaydı. Külodumu gördüğünden emindim.-“Bu güzel, minik ayakları yorduğum için özür dilerim Gül…” dedi kısık bir sesle… Parmak uçlarımı çok güzel ovalayan uzun parmaklı güçlü elleri topuklarıma yönelmişti. Oradan baldırlarıma yükseldi. Öyle güzel geldi ki… Elimde olmadan dudaklarımın arasından “Ohhh…” diye bir inilti çıktı.-“Nasıl, güzel değil mi?” diye sordu yine… “Haydi, geriye yaslan, tadını çıkar…”Parmakları dizime çıkmıştı masaj yaparak… Gözleri bacaklarımda, baldırlarımda, desenlerini ezberlercesine altımdaki tanga külodumda geziniyordu parmakları tenimi okşarken… Öylesine kışkırtıcı bir vaziyetteydik ki… Pantolonunun önünün kabardığını görebiliyordum. Benim de ondan kalır yerim yoktu. Acaba ıslaklığımı da görüyor mudur diye geçti aklımdan… Dizimden yukarıya çıktı. Engel olmaya kalkmadım. O da bunu biliyordu. Zevk alıyordum. Boğuk, her zerremi titreten erkek sesiyle konuşmaya başladı,-“Çok güzelsin Gül… Seni gördüğüm andan beri değişik hisler besledim. Yanlış anlama ama, sana hayranım, seni çok beğeniyorum. Zaten yanlış anlamandan korktuğum için açılamadım sana bir türlü… Tam idealimdeki kadınsın sen…”Arkaya yaslanmıştım eli mini eteğimin altına girdiğinde, zevkten geberiyordum. Konuştuklarını duyunca doğruldum, ayağımı yere bastım. O da önümde oturduğu yerden doğruldu, dizlerinin üzerinde dururken, ben otururken yüz yüze, göz göze  geldik. İkimiz de susuyorduk. Gözlerimiz konuşuyordu ve beni ne kadar çok istediğini söylüyordu gözleri… İstekle, arzuyla bakıyordu bana o gözler…Yavaşça dudağıma bir öpücük kondurdu. Bir daha… Gözlerimi kapattım. Çok hoşuma gidiyordu dudaklarının teması… Sonra o temas iyice arttı, dudaklarımı vahşice öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Diliyle, dudaklarıyla okşuyordu, alt dudağımı emiyordu. Öpüşürken beni yana devirdi, koltuğa uzattı boylu boyunca…-“Bu anı öyle bekledim ki Gül…” diyordu ihtirasla… “Öyle çok hayalini kurdum ki bu anın… Hala inanamıyorum.” diyordu sürekli…Telaşlı elleriyle üzerimdeki bluzu çıkardı. Kasıklarıma kadar sıyrılan eteğimi de… Kalçalarımı kaldırarak yardımcı oldum daracık eteği çıkarmasına… Sütyenim de diğerlerinin yanına fırlatıldı. Meydana çıkan çıplaklığımı seyretti bir süre… Tanga külodum vardı sadece üzerimde… Bacaklarımı sımsıkı kapatmış, kadınlığımı sıkıyordum arzuyla… Eğilip külodumu da parçalarcasına çıkardı ayağımdan… Yeni ağdaladığım, kokuladığım kadınlığıma baktı yine…-“Ahhh… Harikasın…” diye inleyerek başını kasıklarıma gömdü. Dudaklarıyla, diliyle sömürmeye başladı amımı… Bir zevk çığlığı koparıp ellerimle başını kendime bastırdım.-“Ohhh… Kemal… Kemal…” diye inledim.Amımı yalıyor, dilini sokuyordu. Öyle güzel yaladı ki fazla dayanamadım, ilk orgazmımı yaşadım. Ben kasılırken o çıplak göğüslerimi avuçlayıp sıkıyor, zevkimi daha da arttırıyordu. Sakinleşince Kemal’i kendime çektim. Gömlek düğmelerini tek tek açarken çıplak göğsünü öpüyor, kokluyordum. Gömleği fırlatıp attım. Pantolonunu da… Baksırının önünden çıkmıştı aleti, sığmıyordu küloda…Onu da sıyırdım. Aletini serbest, erkeğimi çırılçıplak bıraktım. Sonra da taş gibi sertleşen aleti yalayıp yutmaya başladım. Dilimle yalıyor, baştan aşağıya kadar öpe öpe taşaklarına geliyordum. Tertemiz kokan taşaklarını dilimin ucuyla, dudaklarımla okşarken sevgili öğretmenim altımda kıvranıyordu zevkle… Eşime de yapıyordum bunları sevişirken ama nedense onun gözü dışarıdaydı.Kemal daha fazla dayanamadı ve kalktı. Beni koltuğa oturtup  bacaklarımı araladı. Az önce ağzımdan çıkan ıslak sikini amıma dayamaya başladığında canım yandı önce… Uzun süre ilişkiye girmediğim zamanlar hep böyle oluyordu. Bir de Kemal’in siki eşiminkinden uzun ve kalındı. Çığlığı bastım dayanamayarak… Kemal de anladı zor girdiğini-“Ohhh… Gül… Daracıkmış amın… Harika…” diye diye sokuyordu kalınlığını içime…Hepsini soktuğunda mutluluktan uçuyordum. Öyle güzel bir duyguydu ki bu… Sonunda amım iyice alıştı aletine…  Zaten seks yapmaya başlamadan önce sulanmaya başlamış olan kadınlığıma rahat rahat sokup çıkarmaya başladı.Kocamın sevişmelerine benzemiyordu bu genç aygırın sevişmesi… Bir süre misyonerde gidip geldikten sonra kaldırdı, kucağına oturtturdu. Ben oturup kalkmadan o alttan vurmaya başladı amıma… O pozisyondan bıkınca beni dört ayak yaptı, arkamdan girip çıkmaya başladı. Ben bağıra bağıra sürekli bir orgazm yaşıyordum ama o hala boşalmamıştı. Direk gibi sikini sokup çıkarıyor, beni zevkten öldürüyordu. Sonunda arkamda gidip gelirken hızlanmaya başladı.-“Ohhh… Gül… Gül…” diye haykırırken içime boşalıyordu.Sormamıştı bile, öyle kendini kaybetmişti zevkten… Ben de korunduğum için umursamadım. Sonuna kadar içime boşalmasını bekledim. Döller bacaklarımdan süzülürken aygır hala gidip geliyordu. Boşalmasına rağmen sertliğini kaybetmemişti siki… Ve canım yine istemeye başlamıştı. Ama dört ayak üstünde durup kalçalarıma vurdura vurdura sikmesi yormuştu beni…Dizlerim titremeye başlayınca kalktım. Elinden tutup banyonun yolunu tuttum. Kalkık siki önünde sallana sallana beni takip etti. Ucundaki kocaman şapkasıyla keser sapı gibi görünüyordu. Hem sevimli, hem korkunç bir canavar gibiydi bacaklarının arasındaki şey…Banyoya gittik. Suyun altında birbirimize sarıldık sımsıkı… Sonra köpüklü duş jellerini boca edip her yerimizi köpük içinde bıraktık. Kaygan kaygan yağlı güreş pehlivanları gibi sarılıyorduk çıplak bedenlerimizle… Köpüklü sikini okşadım iki avucumun arasında, sıvazladım. Taş gibiydi avuçlarımın içinde…-“Dur aşkım, hemen boşalmak istemiyorum…” dedi, elimden bıraktırdı güzel sikini… Banyo bataryasına eğip köpüklü sikiyle arka deliğimi okşamaya başladı.-“Hayır, istemiyorum…” diyerek elimle ittim arkamdan…-“Mutluluğu yaşamalısın…” diyerek parmağını soktu bu kez… Sikini de amıma gömdü… Amımda gidip gelirken parmakları da arka deliğime girip çıkıyordu. Öyle zevk alıyordum ki… Artık götten sikilmek umurumda değildi. Ve o da bunu anlayınca, amımdan çıkardığı kaygan sikini parmaklarıyla alıştırdığı minik deliğime dayadı.-“Gevşek bırak kendini aşkım… Emin ol hoşuna gidecek sonunda… İnan bana…” diye diye devam etti işine… Gerçekten bu kez zorlanmadan başı girdi göt deliğime, sonra da yavaş yavaş ilerlemeye başladı. Parmakları alıştırmıştı girişi ama kalın alet zorlamaya başlamıştı beni…-“Çıkar… Lütfen çıkar Kemal… Ne olursun…” diye yalvarıyordum.-“Birazcık sabret Gül… Lütfen… Kırma beni…” diyerek devam etti. Nefes almak için durakladığımız biir anda da sonuna kadar kökledi arkama koca yarağını…-“Çıkaarrr…” diye bağırmama rağmen aldırmadı.Bir an hareketsiz durdu bütün kalınlığıyla arkamda… Sonra hareket etmeye başladı. Yavaş yavaş çekiyor, ucuna gelmeden tekrar yavaş yavaş gömüyordu sikini… Bunu beş dakika boyunca yaptı. Öyle ki artık alışmıştım sokup çıkarmasına… Büzüğümün kaslarında, hücrelerimde onun sikinin giriş çıkışlarını hissediyordum ve zevk alıyordum artık… Üstüme eğilip köpüklü vücudumu okşayıp, memelerimi, uçlarını sıkarken ikimiz de orgazm olduk. İnleye inleye, dizlerim titreyerek boşaldık.Ilık suyun altında tekrar birbirimizi yıkadık, her yerimden süzülen döllerini temizledim, arındım. Yatak odasındaki çıplak yatağın üzerine çırılçıplak serildik. Yatağın naylonu sırtımda soğuk soğuk geliyordu. Bir süre o şekilde uzandık. Banyodan aldığı tek havlusuyla o beni, ben onu kuruladık, giyindik.-“Beni çok mutlu ettin Gül…” dedi dudaklarımı öperek… Gülümsedim, sarılıp ben de onu öptüm,-“Sen de beni mutlu ettin Kemal… Unutulmaz bir gün yaşattın bana…” dedim.O unutulmaz günün ardından bir çok gün daha yaşadık. Bir bahane uydurup buluşuyordum onunla… Öyle güzel doyuruyordu ki beni… Artık kocama seks için yalvarmama, kendimi tatmin etmeme gerek kalmamıştı. Bir gün evi boyamak istediğini söyledi Kemal laf arasında… Okul aşı nedeniyle tatildi ve o da boya yapacaktı. O gün oğlum da oyun oynamak için arkadaşının evine gittiğinden ben serbest kalmıştım. Evde yaptığım börekleri paketledim. Sevgilimin evine yollandım. Elinde boya fırçasıyla kapıyı açıp karşısında beni tulumla gördüğünde şaşırdı. Evde tek başınaydı, boyayı kendisi yapıyordu.-“Seni çok özledim” dedim içeriye girerken… “Bir haftadır sevişmiyorduk gerçekten… Börekleri açıp masanın üzerine koydum. “Sana yardıma geldim aşkım… Börek de getirdim, acıkmışsındır.” O börek yerken ben çırılçıplak soyundum. Şaşkınlıkla bana bakıyordu. Bense çırılçıplak bedenime yanımda getirdiğim paketten çıkardığım tişört ve tulumu giydim. Boyacı ustası gibi dikildim karşısına…-“Hayrola, çalışmaya gelmiş gibi bir halin var…” dedi.-“Dedim ya, sana yardıma geldim.” diyerek boya dökülen yerler silmeye başladım.O da yanıma geldi. Beraber yapmaya başladık. Şakalaşmalar, yüzlerimize boya sürmeler, öpüşmeler derken biz işi unutmuştuk bile… Kendimizi bir anda yerde bulduk. Boya lekelerini her yere bulaştıra bulaştıra yerde yuvarlanıyor, bir o üste çıkıyor, bir ben çıkıyordum… Deli gibi öpüşüyorduk.Tişörtümü sıyırıp memelerimi emmeye başladı. Tulumun askılarını çözdü, ayaklarımdan çekerek çıkardı. Altımda hiçbir şey yoktu ve ben yerde çırılçıplak yatıyordum. Yine amımı yalamaya başladı şapur şupur… Beni delirtiyordu bu çocuk…-“Seni çok özledim Gül…” dedi amımı yalarken…-“Ben de seni Kemal… Ohhhh… Seni… Dilini… Sikini… Her şeyini özledim senin…” diye kıvranıyordum altında… “Hadi sen de sikini ver bana, ben de seni yalayıp tadına bakayım aşkım… Ohhhh… Hadi….”Üstünde ne varsa çıkarıp attı o da… Sikini ağzıma verdi, yalamaya başladım. Dayanamaz hale gelince bacaklarımı aralayıp içime girdi. Öyle güzel sikiyordu ki, kısa sürede bulutların üstünde gezmeye başladım. Kıvranıyordum altında, kalçalarımı çalkalıyor, o vurdukça ben kendimi yukarıya atıyordum. Haykırıyordum bir yandan…-“Daha hızlı Kemal… Daha hızlı sik beni… Vur… Göm amıma… Sik beni… Ohhh… Çok güzel…”Yarım saat boyunca sikti beni… Her pozisyonda, odanın her yerinde… Sonunda sırtüstü yatarken amımdan çıkarıp göbeğime, memelerime attırmaya başladı. Yüzüme geliyordu spermleri, dilimle yalıyordum. Fıskiye gibi boşalıyordu üstüme… Son damlaları sikini ağzıma dayayıp yalattırdı bana… Her zaman olduğu gibi ben yalarken siki inmesine fırsat kalmadan tekrar sertleşmişti. Çevirip bir de arkamdan becerdi beni… Ne o doyuyordu, ne ben doymak biliyordum. Üç saat boyunca sikti beni her yerimi haşat etti… Deliler gibi seviştik…Boya işi yatmıştı tabi o gün… Banyomuzu yapıp giyindik. Kendimizi koltuğun üstüne attık yorgun argın… Başını bana çevirdi, elimi tuttu.-“Gülüm… Yarın annem buraya geliyor…” dedi. Yüzüne baktım. Tartmak ister gibi bakıyordu yüzüme… “Geçen hafta yoktum biliyorsun. Memlekete gittim birkaç gün ve nişanlandım. Yakında evleneceğim. Artık  sevişemeyeceğiz.” Şaşırdım, yüzüne bakıp kaldım. Üzgün bir sesle devam etti.-“Sana söyleyemedim bir türlü… Bugün söyleyecektim, ama sen adeta üstüme saldırınca yapamadım.” Tekrar yüzüme baktı. “Kızdın mı bana Gül?” Boynuna sarıldım,-“Neden kızayım Kemal?” dedim gülümseyerek, öptüm. “Sen nişanlıysan, ben de evliyim aşkım…  Bir macera yaşadık ikimiz de… Ve çok mutlu oldum kendi adıma… Biliyorum ki sen de mutlu oldun…”Kemal de sımsıkı sarıldı. Tekrar soydu beni… Bu kez son defa sevişecektik ve ilk seviştiğimiz koltuğun üstünde bacaklarımın arasında noktaladık yaşadığımız kaçamakları…Son olmasının bilinciyle… Tadını çıkara çıkara…Banyomuzu yapıp giyindik tekrar… Beni eve götürmek istedi. Islak saçlarla kol kola apartmandan çıktığımızda kapının önünde kocamın iş arkadaşı Sinan’la burun buruna geldik. Hayretle yüzüme bakıyordu. Islak saçlarımdan, yanımda koluma girmiş Kemal’in varlığından olayımızı anladı, bir şey söylemeden gülümseyerek geçti yanımdan…Kemal farkında değildi. O konuşarak yanımda yürürken başımı çevirip arkama baktım. Sinan da ileride sokağın köşesinde durmuş, bize bakıyordu. İçimden “Eyvah…” diye geçirdim. Önümüzdekigünlerde bambaşka şeyler yaşayacaktım.Bekleyip görelim bakalım…
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66